<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Kim Kimdir</title>
	<atom:link href="http://ibiyografi.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ibiyografi.wordpress.com</link>
	<description>İ-biyografi</description>
	<pubDate>Thu, 05 Apr 2007 19:23:20 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=MU</generator>
	<language>tr</language>
			<item>
		<title>Akif Emre Kimdir?</title>
		<link>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/04/05/akif-emre-kimdir/</link>
		<comments>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/04/05/akif-emre-kimdir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Apr 2007 19:23:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>imusiki</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın-Yayın]]></category>

		<category><![CDATA[Gazeteciler]]></category>

		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ibiyografi.wordpress.com/2007/04/05/akif-emre-kimdir/</guid>
		<description><![CDATA[
İlk ve orta öğrenimini memleketi olan Kayseri&#8217;de tamamladı.İstanbul&#8217;da mühendislik eğitimi aldı. Yayıncılık, gazetecilik ve televizyonculuk yaptı. Osmanlı şehirleri (Saraybosna, Mostar, Üsküp, Selanik 1,2, Kudüs1,2) ve Mimar Sinan 6 bölüm üzerine olanları başta olmak üzere birçok belgesel hazırladı.Bir süre İnsan Yayınları&#8217;nın genel yayın yönetmenliğini yaptı.Küreselliğin Fay Hattı (2001), Göstergeler (1997), &#8216;İz&#8217;ler (2001, Türkiye Yazarlar Birliği ödülü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p align="center"><img height="405" src="http://img248.imageshack.us/img248/1046/akifemreelc7.jpg" width="501" /></p>
<p align="center">İlk ve orta öğrenimini memleketi olan Kayseri&rsquo;de tamamladı.<br />İstanbul&rsquo;da mühendislik eğitimi aldı. Yayıncılık, gazetecilik ve televizyonculuk yaptı. Osmanlı şehirleri (Saraybosna, Mostar, Üsküp, Selanik 1,2, Kudüs1,2) ve Mimar Sinan 6 bölüm üzerine olanları başta olmak üzere birçok belgesel hazırladı.<br />Bir süre İnsan Yayınları&rsquo;nın genel yayın yönetmenliğini yaptı.<br />Küreselliğin Fay Hattı (2001), Göstergeler (1997), &lsquo;İz&rsquo;ler (2001, Türkiye Yazarlar Birliği ödülü aldı) adlı eserleri yayımlandı.<br />Yeni Şafak gazetesinin kurucuları arasında yer aldı ve bir döneme genel yayın yönetmenliğini üstlendi.<br />Hâlen Yeni Şafak gazetesinde köşe yazarlığının yanı sıra Küre ve Klasik Yayınları&rsquo;nın genel yayın yönetmenliğini yapmaktadır.</p>
<p align="center"><img height="408" src="http://img248.imageshack.us/img248/1945/akifemrekimdirux2.jpg" width="498" /></p>
<p align="center"><a href="http://www.akifemre.net/" target="_blank">Akif Emre Kişisel Günlüğü</a></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/ibiyografi.wordpress.com/82/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/ibiyografi.wordpress.com/82/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ibiyografi.wordpress.com/82/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ibiyografi.wordpress.com/82/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ibiyografi.wordpress.com/82/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ibiyografi.wordpress.com/82/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ibiyografi.wordpress.com/82/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ibiyografi.wordpress.com/82/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ibiyografi.wordpress.com/82/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ibiyografi.wordpress.com/82/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ibiyografi.wordpress.com/82/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ibiyografi.wordpress.com/82/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ibiyografi.wordpress.com&blog=352680&post=82&subd=ibiyografi&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/04/05/akif-emre-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/imusiki-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">imusiki</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://img248.imageshack.us/img248/1046/akifemreelc7.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://img248.imageshack.us/img248/1945/akifemrekimdirux2.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Sadri Alışık (1925-1975)</title>
		<link>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/04/02/sadri-alisik-1925-1975/</link>
		<comments>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/04/02/sadri-alisik-1925-1975/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Apr 2007 20:01:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>imusiki</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Eğlence]]></category>

		<category><![CDATA[Sanat]]></category>

		<category><![CDATA[Sinema-TV]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ibiyografi.wordpress.com/2007/04/02/sadri-alisik-1925-1975/</guid>
		<description><![CDATA[
Yeşilçam&#8217;ın en eski ve tutarlı karakter oyuncularından biridir Sadri Alışık.Yıllar süren hayat savaşı sırasında,övülerek göklere çıkartılmış,en yakın bildiği dostları tarafından terkedilmiş,mutluluğun sevincini,aldanmanın üzüntüsünü yaşamıştır.Hassas ve içe dönük olan yapısı zaman zaman çok incinmiştir ama her şeye rağmen,oyunculuğunu,kişiliğini herkese kabul ettirmiş ve Türk Halkı tarafından çok sevilmiştir. 5 Nisan 1925 yılında Paşabahçe&#8217;de bahçesinde meyve ağaçları bulunan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p align="center"><img alt="http://img.mynet.com/ha/sadri_alisik.jpg" src="http://img.mynet.com/ha/sadri_alisik.jpg" /></p>
<p align="center">Yeşilçam&#8217;ın en eski ve tutarlı karakter oyuncularından biridir Sadri Alışık.Yıllar süren hayat savaşı sırasında,övülerek göklere çıkartılmış,en yakın bildiği dostları tarafından terkedilmiş,mutluluğun sevincini,aldanmanın üzüntüsünü yaşamıştır.Hassas ve içe dönük olan yapısı zaman zaman çok incinmiştir ama her şeye rağmen,oyunculuğunu,kişiliğini herkese kabul ettirmiş ve Türk Halkı tarafından çok sevilmiştir. 5 Nisan 1925 yılında Paşabahçe&#8217;de bahçesinde meyve ağaçları bulunan üç katlı ahşap bir evde dünyaya geldi Mehmet Sadrettin Alışık&#8230;</p>
<p>Tüm aile büyüklerinin ve kardeşi Nevin&#8217;in onu Sadri diye çağırmaları nedeni ile,hayatının geri kalan kısmını da hep Sadri Alışık olarak geçirdi&#8230;Zeki ve bir o kadar da yaramaz bir çocuk olan Sadri Alışık otoriter bir baba ve gene otoriter bir anne ile büyüdü&#8230;İçinde ki oyuna hasret duygusunun ileride oyuncu olmasına neden olacağını ne o dönemlerin küçük Sadri&#8217;si ne de ailesi bilemezlerdi elbet.</p>
<p>Namaza duran aile büyüklerini,secdeye varamasınlar diye bellerinde ki kuşaktan kapının koluna bağladığını,bahçedeki civcivleri oltayla balkondan yukarı çektiğini,kedilerin ayaklarının altına yapıştırdığı ceviz kabuklarını ve yaptığı tüm bu yaramazlıkları ileride gülerek anımsayacaktır Sadri Alışık&#8230; </p>
<p align="center"><img /></p>
<p>Çocukluk yıllarında Naşit Özcan Tiyatrosu&#8217;nu seyrettikten sonra başlayan tiyatro aşkı,okul piyeslerinde,Cağaloğlu Halk Evi&#8217;nde ve şimdiki adı Sadri Alışık Tiyatrosu olan Küçük Sahne&#8217;de devam etmiştir..Annesi Saffet Hanım ve Babası Rafet Kaptan&#8217;ın oyuncu olmasına karşı olmalarına rağmen,içinde ki bu oyunculuk aşkının sönmesine hiç izin vermemiştir&#8230;Ailesi de işin ciddiyetini anlamış ve oğullarına destek olmaya başlamışlardır&#8230;Baba Rafet Kaptan&#8217;ın &#8221; Sana bir nasihatım,aynı zamanda da vasiyetim olsun.Artık yeni bir hayata atılıyorsun.Bundan sonra ki yaşamında,işini elinle değil,canınla yap!&#8221; sözünü hayatının geri kalanında hiç ama hiç aklından çıkartmamış ve bunu oyunculuk yaşamında hep amaç edinmiştir&#8230; </p>
<p>İlk filmi &#8221;Günahsızlar&#8221;ı 1946 yılında çeviren Sadri Alışık şöhret basamaklarını hızla çıkmaya başlamış ve canı kadar sevdiği tiyatrodan Yeşilçam&#8217;a adımını atmıştır&#8230; 1959 yılında çevrilen &#8221; Yalnızlar Rıhtımı&#8221; adlı filmde 38 yıllık hayat arkadaşı Çolpan İlhan&#8217;a aşık olmuş ve aynı sene evlenmişlerdir&#8230; Küçük Sahne&#8217;deki tiyatro yıllarında çok yakın arkadaşı olan Çolpan İlhan hayatının en büyük aşkı olmuştur&#8230;Bu mutlu yuvaya çok zaman geçmeden bir kişi daha eklenir ve Alışık ailesinin oğulları Kerem Alışık dünyaya gelir&#8230; </p>
<p>Kerem Alışık ile ilişkisi çok farklı olmuştur baba Sadri Alışık&#8217;ın&#8230;Kendi deyimiyle ondan kaynaklanan bir hatadır bu&#8230;Kendi babasının yaptığı gibi,o da oğlu Kerem&#8217;i hep uyurken sevmiştir&#8230; Evliliğin ve çocuğun verdiği sorumlulukla işine dört elle sarılmıştır ve ardı arkası kesilmeyen filmler çevirmiştir Sadri Alışık&#8230; </p>
<p>Nejat Saydam idaresinde çevrilen ve başrollerini Ayhan Işık ve Belgin Doruk ile paylaştığı &#8221;Küçük Hanımefendi&#8221; serisi ile seyircinin dikkatini çekmiş ve sevgisini kazanmıştır&#8230;Ancak hiç şüphesiz &#8221;Turist Ömer&#8221; tiplemesi Sadri Alışık&#8217;ın oyunculuk kariyerinin en önemli adımı olmuş ve sanat yaşamında yepyeni kapılar açmıştır&#8230; Turist Ömer karakterinin doğuşu Sadri Alışık&#8217;ın asker arkadaşı Ahmet Güzelce&#8217;nin verdiği eğri selamdan esinlenerek yaratılmış ve rejisör Hulki Saner tarafından da ortaya çıkartılmıştır&#8230; 1951 yılında başlayan ve Ayhan Işık&#8217;ın vefatına kadar devam eden Sadri-Ayhan dostluğu beraber çevrilen filmlerle de pekişir&#8230;</p>
<p>Ayhan Işık&#8217;ın başrolünü oynadığı &#8221;Helal Olsun Ali Ağbi&#8221; filmi Turist Ömer serisinin başlangıcıdır&#8230;Bu filmde Ayhan Işık&#8217;ın Turist Ömer adlı bir arkadaşı vardır ve bu rol Sadri Alışık&#8217;a ısmarlama elbise gibi uymuştur.. Ona gezmeyi çok sevdiği için arkadaşları Turist adını takmışlardır&#8230; &#8221;Turist&#8221; traş olmaz,gri pantolon,ekose gömlek,delik fötr şapka ve ökçesi basık pabuç giyen bir adamdır&#8230; Espri yapar,karşısına çıkanları,sözle,nükteyle &#8221;harcar&#8221;&#8230;.Ama &#8221;Turist&#8221; iyilik sever,yaşadığı andan ilerisini düşünmez,çalışmaz,işsizdir,içkiye düşkündür fakat kadın problemi yoktur..Karnı acıkınca doyurmak aklına gelir..Beceriksizdir,bu yüzden de sevimli ve cana yakındır&#8230; &#8220;Helal Olsun Ali Ağbi&#8221; filmini seyreden seyirciler sinemadan çıkarken &#8221;Helal Olsun Sadri&#8217;ye bu filmde Ayhan&#8217;ı yedi,toz etti&#8221; yorumunu bile getirmişlerdir&#8230;Böylece Ayhan Işık&#8217;ın fiyatı o günün parası ile 60.000&#8242;den aşağı düşerken Sadri Alışık&#8217;ın fiyatı 5.000&#8242;den 10.000&#8242;e çıkmıştır&#8230; Hulki Saner bu filmden sonra &#8221;Ayşecik Çıtı Pıtı Kız&#8221; ve &#8221;Ayşecik Cimcime Hanım&#8221; filmlerine de aynı tipi koymuştur&#8230;Dolayısıyla Erman-Saner firmasının en fazla iş yapan filmleri de 1963&#8242;te &#8221; Sadri&#8217;li Filmler&#8221; olmuş,1964&#8242;te &#8221;Turist Ömer&#8221; adlı film ortaya çıkmıştır..Bu film Sadri Alışık&#8217;a yeni ufuklar açmıştır&#8230; </p>
<p>Turist Ömer&#8217;den sonra en çok konuşulan ve seyircinin en çok sevdiği karakterlerden biri de &#8221;Ofsayt Osman&#8221;olmuştur.. Osman Seden&#8217;in rejisörlüğünü yaptığı &#8221;Şaka ile Karışık&#8221; filminde ortaya çıkan bu tip çok tutulmuş ve Sadri Alışık&#8217;ın en çok iş yapan filmlerinden biri de &#8221; Şaka ile Karışık&#8221; olmuştur&#8230;&#8221;Ofsayt Osman&#8221; hayatta hiç gol atamamış,hep ofsayt pozisyonunda kalmış bir adamdır&#8230;Beceriksiz fakat çok ama çok iyi kalplidir..Çizgili beyaz gömlek,kahverengi yelek,kışın da ceket giyer..&#8221;Turist Ömer&#8221;den farkı,birçok şey yapmak ister ama kaderi ve talihi bırakmaz..Şansı yoktur.Nihayet son serüveninde bir gol atar,yani bir kızın hayatını kurtarır ve mutlu olur.. &#8221;Ofsayd Osman&#8221; tipi yerli film seyircisinin çok sevdiği fakir adam tipidir.. Fakir,haksever,fedakar ve sevmesini bilen adam&#8230;Sadece bunlar yüzünden değil Sadri Alışık&#8217;ın oyunculuk yönünden sergilediği başarı dolayısıyla da halkın hafızasına yerleşmiştir&#8230; Filmlerin ardı arkası kesilmez..Sadri Alışık herkesin çok sevdiği bir star olmuştur&#8230; </p>
<p>1966 yılında çevrilen ve Atıf Yılmaz&#8217;ın yönettiği &#8221;Ah Güzel İstanbul&#8221; filmi de Sadri Alışık&#8217;ın en önemli filmlerinden biridir.. İçki yüzünden herşeyini yitirmiş eski bir İstanbul efendisi ile artist olmak için evini,köydeki sevgilisini terk edip fuhuşa sürüklenen Ayşe&#8217;nin hikayesini anlatan bu film SANREMO &#8221;Bodrig Hera&#8221; GÜLDÜRÜ FİLMLERİ ŞENLİĞİNDE,GÜMÜŞ AĞAÇ PLAKASI ÖZEL ÖDÜLÜ&#8217;nü almıştır&#8230;</p>
<p>Jön ve kötü adam tiplemelerinden sonra komedi ve dram filmlerinde oynayan Sadri Alışık dört dörtlük bir sanatçı olmuştur&#8230; <br />Avare filminden sonra sesinin güzelliği keşfedilen sanatçı,45&#8242;lik plaklar doldurmuştur,seyircinin ısrarı ve gazino patronları tarafında Sadri Alışık show dünyasına da adım atmıştır&#8230;Turist Ömer tipini sahnede de şarkı söyleyerek ve espri yaparak devam ettirmiş ve halkın ilgi odağı olmuştur&#8230;bunun yanı sıra ağırlıklı olarak İstanbul için yazdığı şiirlerinin toplandığı bir kitabı da vardır&#8230;Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümünde de okuyan Sadri Alışık çok güzel yağlı boya ve kara kalem tablolara da imza atmıştır&#8230;<br />Ayhan Işık ile olan dostluğu,aile yaşantısı ve kişiliği ile herzaman Türk Halkına örnek olmuş gerçek bir sanatçıdır Sadri Alışık&#8230; Sanat yaşamı boyunca aile yaşantısından ve karakterinden asla taviz vermemiş bir çınardır&#8230;<br />Türk Sineması&#8217;nda bir ekol,bir fenomendir&#8230;<br />Hayatta ki en sevdiği dostlarından biri olan içki,bir gün ona ihanet edecek ve ölüm döşeğine getirecektir&#8230;O dönemin Cumhurbaşkanı olan merhum Turgut Özal&#8217;ın yardımıyla Amerika&#8217;ya giden ve &#8221;Mucize Eller&#8221; lakaplı Münci Kalayoğlu tarafından ameliyat edilen altmış beş yaşındaki Sadri Alışık Chicagolu otuz yaşında ki bir gencin karaciğerini taşır&#8230;<br />1994 yılında son filmi olan Yavuz Özkan&#8217;ın yönettiği Yengeç Sepet&#8217;i filminde oynar ve Altın Portakal En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alır&#8230; </p>
<p>1995 yılının 18 Mart&#8217;ında yetmiş yaşında iken,ailesine,sevenlerine,canı kadar sevdiği İstanbul&#8217;una ve sinemasına veda eder.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/ibiyografi.wordpress.com/81/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/ibiyografi.wordpress.com/81/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ibiyografi.wordpress.com/81/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ibiyografi.wordpress.com/81/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ibiyografi.wordpress.com/81/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ibiyografi.wordpress.com/81/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ibiyografi.wordpress.com/81/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ibiyografi.wordpress.com/81/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ibiyografi.wordpress.com/81/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ibiyografi.wordpress.com/81/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ibiyografi.wordpress.com/81/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ibiyografi.wordpress.com/81/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ibiyografi.wordpress.com&blog=352680&post=81&subd=ibiyografi&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/04/02/sadri-alisik-1925-1975/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/imusiki-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">imusiki</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://img.mynet.com/ha/sadri_alisik.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">http://img.mynet.com/ha/sadri_alisik.jpg</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Halide Edip Adıvar (1884-1964)</title>
		<link>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/04/02/halide-edip-adivar-1884-1964/</link>
		<comments>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/04/02/halide-edip-adivar-1884-1964/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Apr 2007 19:58:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>imusiki</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>

		<category><![CDATA[Sanat]]></category>

		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ibiyografi.wordpress.com/2007/04/02/halide-edip-adivar-1884-1964/</guid>
		<description><![CDATA[
Türk romancı. Siyasal alanda da etkinlik göstermiştir. 
İstanbul&#8217;da doğdu. Kimi kaynaklara göre doğum yılı 1884&#8242;tür. İngiliz terbiyesiyle yetişmesini isteyen babası onu Üsküdar Amerikan Kız Koleji&#8217;nde okuttu. Orada Rıza Tevfik&#8217;den (Bölükbaşı) Fransız edebiyatı dersleri aldı ve Doğu&#8217;nun mistik edebiyatını dinledi. Sonradan evlendiği Salih Zeki&#8217;den de matematik dersleri alıyordu. Koleji 1901&#8242;de bitirdi. 1908&#8242;de gazetelere yazmaya başladığı kadın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p align="center"><b><img style="width:348px;height:498px;" height="619" alt="http://www.uaa.k12.tr/eng/library/halide%20edip.jpg" src="http://www.uaa.k12.tr/eng/library/halide%20edip.jpg" width="348" /></b></p>
<p><b>Türk romancı. Siyasal alanda da etkinlik göstermiştir.</b> </p>
<p>İstanbul&#8217;da doğdu. Kimi kaynaklara göre doğum yılı 1884&#8242;tür. İngiliz terbiyesiyle yetişmesini isteyen babası onu Üsküdar Amerikan Kız Koleji&#8217;nde okuttu. Orada Rıza Tevfik&#8217;den (Bölükbaşı) Fransız edebiyatı dersleri aldı ve Doğu&#8217;nun mistik edebiyatını dinledi. Sonradan evlendiği Salih Zeki&#8217;den de matematik dersleri alıyordu. Koleji 1901&#8242;de bitirdi. 1908&#8242;de gazetelere yazmaya başladığı kadın haklarıyla ilgili yazılardan ötürü gericilerin düşmanlığını kazandı. 31 Mart Ayaklanması&#8217;nda bir süre için Mısır&#8217;a kaçmak zorunda kaldı. 1909&#8242;dan sonra eğitim alanında görev alarak öğretmenlik, müfettişlik yaptı. Balkan Savaşı yıllarında hastanelerde çalıştı. Gerek bu çalışmaları, gerekse müfettişliği sırasında İstanbul semtlerini dolaşması, ona çeşitli kesimlerden insanları tanıma fırsatını verdi. 1919&#8242;da Sultanahmet Meydanı&#8217;nda, İzmir&#8217;in işgalini protesto mitinginde yaptığı etkili konuşma ünlüdür. 1920&#8242;de Anadolu&#8217;ya kaçarak Kurtuluş Savaşı&#8217;na katıldı. Kendisine önce onbaşı, sonra da üstçavuş rütbesi verildi. Savaşı izleyen yıllarda Cumhuriyet Halk Fırkası ve Atatürk ile siyasal görüş ayrılığına düştü. 1917&#8242;de evlenmiş olduğu ikinci kocası Adnan Adıvar ile birlikte Türkiye&#8217;den ayrıldı. 1939&#8242;a kadar dış ülkelerde yaşadı. O yıllarda konferanslar vermek üzere Amerika&#8217;ya ve Mohandas Gandi tarafından Hindistan&#8217;a çağrıldı. 1939&#8242;da İstanbul&#8217;a dönen Adıvar 1940&#8242;ta İstanbul Üniversitesi&#8217;nde İngiliz Filolojisi Kürsüsü başkanı oldu, 1950&#8242;de Demokrat Parti listesinden bağımsız milletvekili seçildi. 1954&#8242;te istifa ederek evine çekilmiş ve 1964&#8242;te ölmüştür. </p>
<p align="center"><img alt="http://www.turizm.gov.tr/TR/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=91187&amp;RESIMISIM=haidedip-r.jpg" src="http://www.turizm.gov.tr/TR/resimgoster.aspx?DIL=1&amp;BELGEANAH=91187&amp;RESIMISIM=haidedip-r.jpg" /></p>
<p>Adıvar&#8217;ın Seviye Talip (1910), Handan (1912) ve Son Eseri (1913) gibi ilk romanları aşk öyküleri anlatan yapıtlardır. Yazar kahramanlarını yakıp yıkan bir sevgiyi dile getirmek istediği için kişilerin iç dünyasına yönelir ve bu sevginin zamanla bir tutkuya dönüşmesini sergiler. Bu yapıtların önemli özelliğini, birbirine benzeyen ve ondan önceki Türk romanlarında bulunmayan kadın kahramanlarda aramak doğru olur. Yazarın asıl amacı kadın kahramanların kişiliklerini erkeklerin gözüyle değerlendirmek olduğu için, romanlarının anlatıcısı olarak bu kadınlara âşık erkekleri seçer ve fırtınalı bir aşk öyküsünü onların anı defterlerinden ya da mektuplarından anlatır. Erkek (bazen kadın da) evli olduğu için, kaçınılması olanaksız bir iç çatışma, romanların moral sorununu oluşturur ve roman ya kadının ya da erkeğin ölümüyle biter. Adıvar&#8217;ın, biraz kendi olduğunu iddia edilen bu kadın kahramanları, yazarın o dönemde ideal saydığı Türk kadınını temsil ederler. Seviye Talipler, Handanlar, Kâmuranlar her şeyden önce güçlü kişiliği olan, haklarını savunan, Batı terbiyesi almış, ama Batılılaşmayı giyim kuşamda aramayan, resim ya da müzik gibi bir sanat alanında yetenek sahibi, yabancı dil bilir, kültürlü ve çekici kadınlardır. </p>
<p>Adıvar 1910 yıllarında Ziya Gökalp, Yusuf Akçura ve Ahmet Ağaoğlu ile birlikte Türk Ocağı&#8217;nda çalışmaya başladıktan sonra yazdığı Yeni Turan adlı romanında (1912) yurt sorunlarına eğilir. II. Meşrutiyet döneminde geçen bu ütopik romanda, Yeni Turan adlı idealist bir partinin program ve çalışmalarını anlatırken yeni bir Türkiye&#8217;nin hangi sağlam temellere oturtulması gerektiği hakkında o zamanki görüşlerini açıklamak fırsatını bulur. Ateşten Gömlek (1922) ve Vurun Kahpeye (1923) romanlarında Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu&#8217;da tanık olduğu olayları, direnişleri, kahramanlıkları, ihanetleri anlatırken kendi gözlemlerinden yararlandığı için daha gerçekçidir. Bununla birlikte, bir aşk sorununun aşıldığı bu yapıtlarda da yüceltilmiş kadın kahraman yerini korur. Ancak şimdi, yine olağan dışı bu kadın, öncekiler gibi bireysel sorunlarla sarsılan kültürlü bir sanatçı olarak değil, milli dava peşinde erdemlerini kanıtlayan ya da Anadolu&#8217;da düşmana karşı savaşan bir yurtsever olarak çıkar karşımıza. </p>
<p>Adıvar&#8217;ın ilk yapıtlarında Türk okuruna sunduğu bir yenilik yarattığı bu kadın imgesidir. Bu imge toplumda birbirine karşıt olarak algılanan değerleri uzlaştırdığı için önemliydi. Osmanlı -İslam geleneklerine göre ev kadını olarak yetiştirilmiş basit ve cahil kadın, o dönemin aydın kesiminin gözünde geri kalmış bir uygarlığın simgesi gibiydi. Öte yandan Batılılaşmış &#8220;asrî&#8221; kadın da köklerinden kopmuş, değerlerini şaşırmış, namus anlayışı kuşku uyandıran bir kadındı. Adıvar&#8217;ın kahramanları işte bu çelişkiyi kendilerinde uzlaştırmakla bir özleme cevap veriyorlardı. Çünkü bunlar hem Batılılaşmış hem de milli değerlerine bağlı kalmış, hem serbest hem de namus konusunda çok titiz, ahlakı sağlam kadınlardı. Gerektiğinde bir erkek gibi spor yapan, ata binen bu kadınlar üstelik dişiliklerini de korumayı başarmışlardır. </p>
<p>Adıvar&#8217;ın en ünlü romanı Sinekli Bakkal&#8217;da (1936) ileri bir adım attığını, yeni bir aşamaya vardığını görürüz. İlk romanlarının olay örgüsü bir iki kişi arasındaki bireysel ilişkilere bağlı olarak gelişirken, II. Abdülhamid dönemindeki Türk toplumunun panoramik bir tablosunu sergileyen Sinekli Bakkal&#8217;ın olay örgüsü siyasal, düşsel, toplumsal sorunlarla örülmüş olarak gelişir. Romanın okuru en çok çeken yönü de fakir kenar mahallesi, zengin konakları ve saray çevresiyle II. Abdülhamid zamanının İstanbul&#8217;u anlatmasıdır. Ne var ki yazarın amacı bir dönemin Türk toplumunu yansıtmak değildir yalnızca. Bu felsefi romanda çevrelerin bir işlevi de belli değerlerin temsilcisi olmaktır. Sinekli Bakkal mahallesi gelenekleri ve insancıl değerleri sürdüren halk kesimini; Genç Türkler&#8217;den Hilmi ve arkadaşları devrimci aydınları; saray çevresi ise, yozlaşmış yönetici kesimi temsil eder. Roman iki kısma ayrılmıştır. Birinci kısmın ana teması Abdülhamid&#8217;in istibdat idaresi karşısında şiddete başvurarak devrim yapmanın geçerliliği sorunudur. Gerçi Adıvar içtenlikle ezilen halktan yanadır, ama gelenekçiliği ve savunduğu mistik dünya görüşü şiddete başvurarak devrim yapmayı onaylamasına izin vermez. Romanda II. Meşrutiyet&#8217;in ilanı &#8220;asırların kurduğu müesseselerin köklerini&#8221; söken, &#8220;içtimaî ve siyasî nizam ve intizamı&#8221; altüst eden bir devrim olarak nitelenir. Doğru tutum Mevlevî tarikatından Vehbi Dede&#8217;nin yaptığı gibi &#8220;herhangi bir hayat fırtınasını sükûnetle seyretmek&#8221;tir. Yazar devrimden değil evrimden yanadır. Romanın ikinci kısmında yozlaşmış saray çevresi sergilenirken ana tema olarak Rabia ile Peregrini ilişkisi gelişir ve evlilikle son bulur. Bu evliliğin simgesel anlamı Batı ile Doğu&#8217;nun bileşimi olarak yorumlanmıştır. Ama Peregrini&#8217;nin &#8220;öyle basit ve insanî ananeler&#8221; dediği geleneklere bağlı Sinekli Bakkal mahallesindeki cemaat yaşamına hayran olması, Müslümanlık&#8217;ı kabul ederek Rabia ile evlenmesi ve mahalleye yerleşmesi, daha çok Doğu değerlerinin üstünlüğüne işaret sayılmaktadır. Ne var ki yazar, Rabia ile Peregrini&#8217;nin sevişip evlenmelerine inandırıcı bir hava verememiştir. Farkedilir ki, olaylar yazarın kafasındaki bir görüşü dile getirmek için tertiplenmekte ve Doğulu kadın ile Batılı erkek yazarın tezi gereği seviştirilip evlendirilmektedirler. Birinci kısımda olay örgüsünün doğal gelişimi, farklı dünya görüşlerine sahip kişiler arasındaki çatışmadan doğan gerilim ve dramatik sahneler, ikinci kısımda yerlerini, zorlama izlenimi veren bir ilişkiye ve saray çevresinin tanıtılmasına bırakınca romanın sanatsal düzeyi düşer. </p>
<p>1943&#8242;te CHP Ödülü&#8217;nü alan Sinekli Bakkal Türkiye&#8217;de en çok baskı yapan roman olmuştur. Sinekli Bakkal&#8217;ı izleyen romanların ise yazarın ününe katkıda bulunacak nitelikte oldukları söylenemez. </p>
<p>Adıvar çeşitli alanlarda etkinlik göstermiş, siyasal ve toplumsal konularda da hem Türkçe, hem İngilizce kitaplar yazmış, İngilizce&#8217;den Türkçe&#8217;ye çeviriler yapmıştır. Zamanının dış ülkelerde en çok tanınan Türk yazarı olmuştur. Yapıtlarından kimileri İngiliz, Fransız, Alman, Rus, Macar, Fin, Urdu, Sırp, Portekiz dillerine çevrilmiştir. </p>
<p><b>YAPITLAR: Roman:</b> Heyula, 1909; Raik&#8217;in Annesi, 1909; Seviye Talip, 1910; Handan, 1912; Yeni Turan, 1912; Son Eseri, 1913; Mev&#8217;ud Hüküm, 1918; Ateşten Gömlek, 1923; Vurun Kahpeye, 1923; Kalb Ağrısı, 1924; Zeyno&#8217;nun Oğlu, 1928; Sinekli Bakkal, 1936; Yolpalas Cinayeti, 1937; Tatarcık, 1939; Sonsuz Panayır, 1946; Döner Ayna, 1954; Akile Hanım Sokağı, 1958; Kerim Ustanın Oğlu, 1958; Sevda Sokağı Komedyası, 1959; Çaresaz, 1961; Hayat Parçaları, 1963; Öykü: Harap Mabetler, 1911; Dağa Çıkan Kurt, 1922; Kubbede Kalan Hoş Seda, (ö.s) 1974; Oyun: Kenan Çobanları, 1916; Maske ve Ruh, 1945; Anı: Türkün Ateşle İmtihanı, 1962; Mor Salkımlı Ev, 1963; Diğer Yapıtlar: Talim ve Terbiye, 1911; Turkey Faces West, 1930; Conflict of East and West in Turkey, 1935; Inside India, 1937; Türkiye&#8217;de Şark-Garp ve Amerikan Tesisleri, 1955; İngiliz Edebiyat Tarihi, 3 cilt, 1940-1949; Doktor Abdülhak Adnan Adıvar, 1956.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/ibiyografi.wordpress.com/80/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/ibiyografi.wordpress.com/80/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ibiyografi.wordpress.com/80/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ibiyografi.wordpress.com/80/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ibiyografi.wordpress.com/80/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ibiyografi.wordpress.com/80/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ibiyografi.wordpress.com/80/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ibiyografi.wordpress.com/80/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ibiyografi.wordpress.com/80/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ibiyografi.wordpress.com/80/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ibiyografi.wordpress.com/80/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ibiyografi.wordpress.com/80/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ibiyografi.wordpress.com&blog=352680&post=80&subd=ibiyografi&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/04/02/halide-edip-adivar-1884-1964/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/imusiki-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">imusiki</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.uaa.k12.tr/eng/library/halide%20edip.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">http://www.uaa.k12.tr/eng/library/halide%20edip.jpg</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.turizm.gov.tr/TR/resimgoster.aspx?DIL=1&#38;BELGEANAH=91187&#38;RESIMISIM=haidedip-r.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">http://www.turizm.gov.tr/TR/resimgoster.aspx?DIL=1&#38;BELGEANAH=91187&#38;RESIMISIM=haidedip-r.jpg</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Yakup Kadri Karaosmanoğlu (1889-1974)</title>
		<link>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/04/02/yakup-kadri-karaosmanoglu-1889-1974/</link>
		<comments>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/04/02/yakup-kadri-karaosmanoglu-1889-1974/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Apr 2007 19:54:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>imusiki</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Düşünürler]]></category>

		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>

		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>

		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ibiyografi.wordpress.com/2007/04/02/yakup-kadri-karaosmanoglu-1889-1974/</guid>
		<description><![CDATA[












Türk, romancı ve yazar. Romanlarında Türk toplumunun Tanzimat&#8217;tan bu yana çeşitli dönemlerdeki toplumsal gerçekliğini sergilemiştir. 
27 Mart 1889&#8242;da Kahire&#8217;de doğdu. 13 Aralık 1974&#8242;te Ankara&#8217;da öldü. İlköğrenimine ailesiyle birlikte gittiği Manisa&#8217;da başladı. 1903&#8242;te İzmir İdadisi&#8217;ne girdi. Babasının ölümünden sonra annesiyle yine Mısır&#8217;a döndü, öğrenimini İskenderiye&#8217;deki bir Fransız okulunda tamamladı. 1908&#8242;de başladığı İstanbul Hukuk Mektebi&#8217;ni bitirmedi. 1909&#8242;da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><tr>
<td width="1%" valign="top" height="314" rowspan="7"></td>
</tr>
<tr>
<td width="96%" valign="top" height="9" colspan="2"></td>
</tr>
<tr>
<td width="96%" valign="top" height="347" colspan="2">
<table style="border-collapse:collapse;" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%" border="0">
<tbody>
<tr>
<td valign="top" width="100%" height="140"><!-- #BeginEditable "content" --><!-- #BeginEditable "content" --></p>
<p align="center"><font size="2"><b><img alt="http://www.kimkimdir.gen.tr/foto/384.jpg" src="http://www.kimkimdir.gen.tr/foto/384.jpg" /></b></font></p>
<p><font size="2"><b>Türk, romancı ve yazar. Romanlarında Türk toplumunun Tanzimat&#8217;tan bu yana çeşitli dönemlerdeki toplumsal gerçekliğini sergilemiştir</b>. </font></p>
<p><font size="2">27 Mart 1889&#8242;da Kahire&#8217;de doğdu. 13 Aralık 1974&#8242;te Ankara&#8217;da öldü. İlköğrenimine ailesiyle birlikte gittiği Manisa&#8217;da başladı. 1903&#8242;te İzmir İdadisi&#8217;ne girdi. Babasının ölümünden sonra annesiyle yine Mısır&#8217;a döndü, öğrenimini İskenderiye&#8217;deki bir Fransız okulunda tamamladı. 1908&#8242;de başladığı İstanbul Hukuk Mektebi&#8217;ni bitirmedi. 1909&#8242;da arkadaşı Şehabettin Süleyman aracılığıyla Fecr-i Âti topluluğuna katıldı. 1916&#8242;da tedavi olmak için gittiği İsviçre&#8217;de üç yıl kadar kaldı. Mütareke yıllarında İkdam gazetesindeki yazılarıyla Kurtuluş Savaşı&#8217;nı destekledi. 1921&#8242;de Ankara&#8217;ya çağrıldı ve bazı görevler verildi. 1923&#8242;te Mardin, 1931&#8242;de Manisa milletvekili oldu. Bir yandan da gazeteciliğini ve roman yazarlığını sürdürdü. 1932&#8242;de Vedat Nedim Tör, Şevket Süreyya Aydemir, Burhan Asaf Belge ve İsmail Hüsrev Tökin ile birlikte Kadro dergisinin kurucuları arasında yer aldı. Savunduğu bazı görüşler aşırı bulunduğu için Kadro dergisinin 1934&#8242;te yayımına son vermek zorunda kalmasından sonra Tiran elçiliğine atandı. Daha sonra 1935&#8242;te Prag, 1939&#8242;da La Haye, 1942&#8242;de Bern, 1949&#8242;da Tahran ve 1951&#8242;de yine Bern elçiliklerine getirildi. 27 Mayıs 1960&#8242;tan sonra Kurucu Meclis üyeliğine seçildi. Siyasal yaşamının son görevi 1961-1965 arasındaki Manisa milletvekilliği oldu. </font></p>
<p align="center"><img alt="http://www.biyografi.net/biyografi/resim/kisi/812.jpg" src="http://www.biyografi.net/biyografi/resim/kisi/812.jpg" /></p>
<p><font size="2">Karaosmanoğlu yazarlığa Ümit, Servet-i Fünun, Resimli Kitap gibi dergilerde başladı. Fecr-i Âticiler&#8217;in &#8220;sanat şahsî ve muhteremdir&#8221; görüşünü paylaştığı ve &#8220;sanat için sanat&#8221; yaptığı bu ilk döneminde Nirvana adlı bir oyun, makaleler, denemeler, düzyazı şiirler ve öyküler yazdı. Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı sırasında ülkenin durumu, sanat anlayışını değiştirmesine yol açtı. Türk toplumunun çeşitli dönemlerdeki gerçekliğini sergilemek istediği için bir ikisi dışında yapıtlarında belli tarihsel dönemleri ele aldı. Kiralık Konak I. Dünya Savaşı öncesinin, Hüküm Gecesi II. Meşrutiyet&#8217;in, Sodom ve Gomore Mütareke döneminin, Yaban Kurtuluş Savaşı yıllarının, Ankara Cumhuriyet&#8217;in ilk on yılının, Bir Sürgün II. Abdülhamid döneminin işlendiği romanlardır. Panorama 1923-1952 yıllarını kapsar. Karaosmanoğlu 1920&#8242;lerden sonra iyimser bir devrimci görünümündeyken, sonra umutlarını yitirerek romancılığını devrimci yönde kullanmaktan vazgeçmiştir. 1955&#8242;ten sonra da anı kitaplarından başka bir şey yazmamıştır. Romanları arasında en önemli ve ünlüleri Nur Baba, Kiralık Konak ve Yaban&#8217;dır. </font></p>
<p><font size="2">Nur Baba, Karaosmanoğlu&#8217;nun ilk romanıdır. 1922&#8242;de kitap olarak çıkmadan önce gazetede yayımlanmıştır. Ama yazılışı ondan sekiz dokuz yıl öncesine gider. O yıllar Karaosmanoğlu&#8217;nun Eski Yunan ve Latin edebiyatıyla ilgilendiği ve Çamlıca&#8217;daki bir Bektaşi tekkesine devam ettiği dönemdir. Nur Baba&#8217;yı Euripides&#8217;in Bakkhalar&#8217;ından esinlenerek ve tekkedeki gözlemlerine dayanarak yazmıştır. Roman, tekkenin şeyhiyle, evli bir kadın arasındaki tutkulu bir aşkın öyküsünü anlatır. İçki, müzik ve sevişmeyle sabahlara değin süren ayinler, Bektaşi töreleri ve tekke yaşamı kitapta büyük yer tutar. Bu ayinlerle Bakkhalar&#8217;in ayinleri arasında benzerlik bulan Karaosmanoğlu, romanın kadın kahramanı Nigâr&#8217;da cinsel aşktan mistik bir aşka geçişi göstermek istemiştir. Ancak okur için romanın ilginç yönü Bektaşilik&#8217;e ilişkin bilgiler olmuş ve bu yönü, yapıtın çok satılmasını sağladığı gibi Karaosmanoğlu&#8217;nun ününü de yaygınlaştırmıştır. Ancak Karaosmanoğlu Bektaşilik&#8217;in sırlarını açıklamak ve üstelik Bektaşilik&#8217;i küçük düşürmekle suçlandığı için romanın ilk ve ikinci baskılarına yazdığı &#8220;izah&#8221;larla bu suçlamalara karşı kendini savunmak gereğini duymuştur. </font></p>
<p><font size="2">Bireyci sanattan vazgeçtikten sonra yazdığı ilk roman olan Kiralık Konak&#8217;ta Karaosmanoğlu, II. Meşrutiyet yıllarında Batılılaşma hareketinin yol açtığı değer kargaşasını, geleneklerden ve eski yaşam biçiminden ayrılışı ve kuşaklar arasındaki kopukluğu sergiler. Romanda yazar adına konuşan Hakkı Celis, başlangıçta yurt sorunlarına karşı ilgisiz, âşık, içli bir şairken, sonradan bilinçlenerek değişir, bireyin değil, toplumun önemli olduğunu anlar ve &#8220;milli ideal&#8221; denen bir sevdaya tutulur. Bu ideal geleceğin Türkiye&#8217;si ve ulusudur. Karaosmanoğlu romanın öbür kişilerini ve dolayısıyla toplumu, bu yeni bilince ulaşmış Hakkı Celis&#8217;in gözleriyle değerlendirir ve yargılar. Ona göre geleceğin Türkiye&#8217;sinde ne geçmişin Osmanlı&#8217;sının, ne Batı hayranlarının, ne de yurt sorunlarından habersiz, yalnızca sanata tapan bireyci aydınların yeri vardır. Romanın baş kişileri gerçi belli tiplere örnek olarak sunulmuşlardır, ama Karaosmanoğlu bunları çok yönlü bireyler olarak yaşatmayı amaçlar. </font></p>
<p><font size="2">1942&#8242;de CHP Roman Armağanı&#8217;nda ikinciliği kazanmış olan Yaban, Karaosmanoğlu&#8217;nun en başarılı romanı sayılır. Anadolu köylüsünün gerçeklerini dile getirdiği ve Türk aydını ile köylüsü arasındaki uçurumu gözler önüne serdiği için övülmüştür. Ancak bazı eleştirmenler de Karaosmanoğlu&#8217;nu, köylüye tepeden bakmak ve onu hor görmekle suçlamışlardır. Kiralık Konak ile Sodom ve Gomore&#8217;de Osmanlı düşüncesini sürdürenlerle Batı hayranı alafranga sınıfın toplumdaki çürüyen organlar olarak nitelenmeleri gibi, Yaban&#8217;da da gerici Anadolu köylüsü yoz bir sınıf olarak sunulur. Yeni ulusu yaratmak görevi de vatanı kurtaracak olan aydınlara düşmektedir. Yaban hem Anadolu&#8217;yu ve köylüyü konu edinen ilk önemli roman olmasıyla hem de çirkin bir gerçekliği şiirsel bir üslupla dile getirmedeki başarısıyla Türk roman tarihinde saygın bir yere sahiptir. </font></p>
<p><font size="2">Karaosmanoğlu toplumsal sorunlara belli bir siyasal açıdan eğilmiş bir romancı olmakla birlikte, bu sorunlara yaklaşımını elden geldiğince sanatsal bir düzeyde tutmaya çalışmıştır. Ona karşı yapılan eleştiriler daha çok romanlarının içeriğine ve bazen de diline yönelik olmuştur. Ruhsal çözümlemede, karakter yaratmada ve ele aldığı dönemin toplumsal gerçekliğini yansıtmadaki başarısı övgüyle karşılanmıştır. </font></p>
<p><font size="2"><b>YAPITLAR (başlıca): Roman:</b> Kiralık Konak, 1922; Nur Baba, 1922; Hüküm Gecesi, 1927; Sodom ve Gomore, 1928; Yaban, 1932; Ankara, 1934; Bir Sürgün, 1937; Panaroma, 2 cilt, 1953-1954; Hep O Şarkı, 1956. <b>Öykü:</b> Bir Serencam, 1913; Rahmet, 1923; Milli Savaş Hikâyeleri, 1947. Anı: Zoraki Diplomat, 1955; Anamın Kitabı, 1957; Vatan Yolunda, 1958; Politikada 45 Yıl, 1968; Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, 1969.<b> Çeşitli:</b> Bütün Eserleri (bibliyografya içerir), ilk 15 cilt, (ö.s.), A.Öskırımlı (yay.), 1977-1984</font></p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/ibiyografi.wordpress.com/79/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/ibiyografi.wordpress.com/79/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ibiyografi.wordpress.com/79/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ibiyografi.wordpress.com/79/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ibiyografi.wordpress.com/79/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ibiyografi.wordpress.com/79/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ibiyografi.wordpress.com/79/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ibiyografi.wordpress.com/79/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ibiyografi.wordpress.com/79/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ibiyografi.wordpress.com/79/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ibiyografi.wordpress.com/79/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ibiyografi.wordpress.com/79/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ibiyografi.wordpress.com&blog=352680&post=79&subd=ibiyografi&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/04/02/yakup-kadri-karaosmanoglu-1889-1974/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/imusiki-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">imusiki</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.kimkimdir.gen.tr/foto/384.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">http://www.kimkimdir.gen.tr/foto/384.jpg</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.biyografi.net/biyografi/resim/kisi/812.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">http://www.biyografi.net/biyografi/resim/kisi/812.jpg</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Fehmi Koru</title>
		<link>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/fehmi-koru/</link>
		<comments>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/fehmi-koru/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Mar 2007 09:00:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>imusiki</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın-Yayın]]></category>

		<category><![CDATA[Gazeteciler]]></category>

		<category><![CDATA[Sinema-TV]]></category>

		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/fehmi-koru/</guid>
		<description><![CDATA[
Gazeteci-Yazar. Uzun yıllar Zaman Gazetesi&#8217;nde Ankara temsilciliği ve köşe yazarlığı yaptıktan sonra son iki yıldır bu görevi Yeni Şafak Gazetesi&#8217;nde sürdürüyor.ABD Harward Üniversitesi mezunu.Dış literatüre vakıf olmasının yanında, bilişim teknolojisine yakınlığı ile biliniyor. Taha Kıvanç takma adıyla kulis yazıları yazıyor.
Çok bilinen sır: Fehmi KoruCemal A. KalyoncuAksiyon 11 Mart 2000 
&#8220;Ben çok iddialı olduğum konularda yanıldığımı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p align="center"><span style="font-weight:900;"><span style="font-weight:800;"><font face="verda"><img style="width:347px;height:419px;" height="501" alt="http://www.medyaline.com/resimupload/files/fehmi_koru.JPG" src="http://www.medyaline.com/resimupload/files/fehmi_koru.JPG" width="467" /></font></span></span></p>
<p align="center"><span style="font-weight:900;"><span style="font-weight:800;"><font face="verda">Gazeteci-Yazar. Uzun yıllar Zaman Gazetesi&#8217;nde Ankara temsilciliği ve köşe yazarlığı yaptıktan sonra son iki yıldır bu görevi Yeni Şafak Gazetesi&#8217;nde sürdürüyor.ABD Harward Üniversitesi mezunu.Dış literatüre vakıf olmasının yanında, bilişim teknolojisine yakınlığı ile biliniyor. Taha Kıvanç takma adıyla kulis yazıları yazıyor.</font></span></span></p>
<p align="center"><font face="verda">Çok bilinen sır: Fehmi Koru<br />Cemal A. Kalyoncu<br />Aksiyon 11 Mart 2000 </font></p>
<p align="center"><font face="verda">&#8220;Ben çok iddialı olduğum konularda yanıldığımı zannetmiyorum; ama iddiasız olduğumda da zaten iddiasız olduğumu, yazdıklarımın ihtiyatla karşılanması gerektiğini mutlaka belirtirim&#8230; Mizacen fazla kavgacı birisi değilim. Zorda kalmasam, ihtiyaç olduğunu düşünmesem hiç bir zaman başkası ile kalem kavgasına girmem&#8230; Hikmet Çetinkaya ile karşı karşıya gelişim Türk basını açısından büyük bir talihsizliktir.&#8221;<br />Arşiv gazeteciliğin en temel özelliğidir. Bu ille yazılı olmak zorunda değildir, hafızalarda yer eden küçük ayrıntılar da birer arşiv bilgisidir gazeteci için. </font></p>
<p align="center">&nbsp;<font face="verda">Emin Çölaşan, 26 Kasım 1996&#8242;da gazetesi Hürriyet&#8217;in kendisine sansür uyguladığının ispatlanması halinde hemen o gün bu mesleği bırakacağını yazar: &#8220;&#8230;Eğer gazetemin benim yazılarımdan, cümlelerimden ve hatta sözcüklerimden birine sansür uyguladığını kanıtlarsa, kanıtlamanın da ötesinde bir tek belirtisini gösterirse, ben bu mesleği o gün bırakırım.&#8221; </font></p>
<p align="center">&nbsp;<font face="verda">Önceki gün baktım Emin Çölaşan hala Hürriyet&#8217;teki yazılarına devam ediyordu. Çölaşan&#8217;ın o yazısının devamı da var. Sürükleyici bir yazı olduğu için, kopamadım: &#8220;Çünkü onurlu ve şerefli bir gazeteci, yazısındaki her sözcüğün sahibidir. Bir tek satırına sansür uygulanması bile, onun derhal istifa etmesini gerektirir. (&#8230;) Eğer basında yazılarının sansür edilmesini kabul edip içine sindiren &#8216;köşe yazarları&#8217; varsa (!) onlar zaten haysiyetsizdir.&#8221; </font></p>
<p align="center"><font face="verda">Aradan dört yıl geçer. Çölaşan&#8217;ın yazısı gazetesi Hürriyet tarafından sansür edilir. Çölaşan internetin azizliğine uğrayacaktır. İnternetteki yazı ile Hürriyet&#8217;teki yazı birbirini tutmamaktadır. Ama sansür hiç kimse tarafından farkedilmez. Bir kişi hariç: Taha Kıvanç. </font></p>
<p align="center"><font face="verda">doğrusunu söylemek gerekirse sansür bütün gazetelerde vardır ve her gazetecinin başına her an gelebilen birşeydir. Ama Çölaşan&#8217;a uygulanan sansürü farklı kılan, onun dört yıl önce yazdığı yukarıdaki satırlardır. Taha Kıvanç, Emin Çölaşan&#8217;a, uygulanan sansür olayını belleği ve arşivi sayesinde &#8216;yakalayıp&#8217; gözler önüne sermiştir. </font></p>
<p align="center">&nbsp;<font face="verda">Taha Kıvanç için basındaki en iyi hafiyelerden birisidir demek de yerinde bir tespittir sanırım. Onu başarılı bir hafiye-gazeteci kılan özelliklerin başında onun çok okuyan, en küçük ayrıntıları dahi gözden kaçırmamaya çalışan, sürekli gözlemleyen ve daha önemlisi bilgisayar teknolojisinin çok iyi bir kullanıcısı olması gelmektedir. Türk basınında bilgisayarı ilk kullanan gazetecilerden biri belki de ilki olmasının ona verdiği desteği, çok işine yarayan arşivleme ve bilgiye kolay ulaşma aşamasında olmaktadır. Hafızasının kuvvetli olması da Kıvanç&#8217;ın işinde bu kadar başarılı olmasının sebeplerinden bir tanesidir. Bütün bunlar ortaya bir hafiye gazeteci portresi çıkarır. </font></p>
<p align="center">&nbsp;<font face="verda">Baba oğul gazeteci!! </font></p>
<p align="center"><font face="verda">Bunların sonucunda Türk basınının en çok taklidi yapılmayı hak eden yazarıdır da Kıvanç. Babası ve kardeşi olduğunu iddia eden Reha Baha Kıvanç isimleri ile birebir taklit edilir. Taha Kıvanç&#8217;ın bu kadar kıskanılmasının sebebi Türk basınına getirdiği ve &#8216;kulis&#8217; adını verdiği tarzdır esasında: &#8220;Kulis Türk basınında daha önce bilinen bir yazı türü değildi. Ben yabancı basını yakından izlediğim için Anglosakson basınında var olan bir yazı tarzını taşımak istedim Türk basınına.&#8221; Peki ne vardı Kulis&#8217;te? &#8220;Burada çatık kaşlı olmayan yumuşak bir yaklaşımla, bilgi kırıntıları, haber kırıntıları, okunan kitaplarda karşılaşılan önemli, ama kimsenin o ana kadar farketmediği ayrıntılar, seyredilen bir film, katılınan panel&#8230; Bütün bunları, yani hayatın içinden oluşumları bir sütuna taşıma işini ben başlattım. Bu alışılmış bir şey değil, aslında kolay taklit edilir bir şey de değil.&#8221; Taha Kıvanç haklıdır. Bu kadar geniş alanda kulis yazmak tek kişinin harcı değildir. O yüzden başka gazetelerde ona öykünerek başlatılan uygulamalarda, ekonomik, siyasi, kültür kulisleri yazılır, ama herbirini ayrı ayrı kişiler yazar. Taha Kıvanç işte bunu getirir Türk basınına, her şeyden yazan bir kulis yazarıdır o. Bu yüzden midir bilinmez, biraz komploculuk da vardır onda. Komplocudur; ama bu komplocu yanı ihtiyatı elden bırakmasına neden değildir: &#8220;Ben çok iddialı olduğum konularda yanıldığımı zannetmiyorum; ama iddiasız olduğumda da zaten iddiasız olduğumu, yazdıklarımın ihtiyatla karşılanması gerektiğini mutlaka belirtirim.&#8221; </font></p>
<p align="center">&nbsp;<font face="verda">Kavgayı sevmez ama&#8230; </font></p>
<p align="center"><font face="verda">Taha Kıvanç&#8217;ın bir özelliği daha vardır. Kıvanç&#8217;ın kalem kavgaları oldukça meşhurdur. Onunla kavga etmemiş gazeteci sayısı çok değildir: &#8220;Ben aslında mizacen fazla kavgacı birisi değilim. Zorda kalmasam, ihtiyaç olduğunu düşünmesem hiç bir zaman başkası ile kalem kavgasına girmem. Zaten Türkiye&#8217;de kalem kavgalarının tadı da kalmadı.&#8221; Kıvanç, Can Ataklı, Bekir Coşkun, Serdar Turgut ve daha birçok isimle kalem kavgası yapar. Kavga ettiği iki kişi daha vardır ki&#8230; &#8220;Hikmet Çetinkaya ile karşı karşıya gelişim Türk basını açısından büyük bir talihsizliktir.&#8221; Kalem kavgasına giriştiği diğer bir isim ise Emin Çölaşan&#8217;dır. 1990&#8242;lara kadar iyi arkadaş olan ikilinin arası, Çölaşan&#8217;ın &#8216;kendisi gibi düşünmeyenleri karalamaya başlaması&#8217; ile bozulur. </font></p>
<p align="center">&nbsp;<font face="verda">Taha Kıvanç aslında gerçek bir isim değildir. Gerçeği Bülent Şirin&#8217;dir. O zamanki sahibi Alaaddin Kaya&#8217;nın teklifi üzerine, çıkmaya başladığı Kasım 1986&#8242;da başına geçip daha sonra onüç yılını geçireceği Zaman gazetesinde Kulis&#8217;i başlatan Bülent Şirin&#8217;dir. Şirin kısa zamanda tanınır ve ilgiyle okunur. Ancak, bir süre sonra deşifre olduğu için Şirin kimlik değiştirmek zorunda kalır: &#8220;Şirin benim kızımın adı, Bülent de sevdiğim bir isim. Bülent Şirin imzalı kulislerin benim tarafımdan yazıldığı çok yaygın bir bilgi haline gelince ben de yazıları kestim.&#8221; Aradan bir süre geçtikten sonra o alandaki ihtiyaç sürdüğü için isim değiştirilerek yazılara devam edilir. Taha Kıvanç böyle çıkar ortaya: &#8220;Taha benim oğlumun adıdır.&#8221; Aslında Bülent Şirin de gerçek değildir. Bu isimlerin baş kahramanı anne ve baba tarafı da Yugoslavya Prizrenli esnaf bir ailenin çocuğu, gazeteci Fehmi Koru&#8217;dur. Kendisine göre Taha Kıvanç&#8217;ın Fehmi Koru olduğunun anlaşılması ile Türkiye&#8217;nin en çok bilinen sırrı deşifre edilmiş olur. </font></p>
<p align="center">&nbsp;<font face="verda">Aile, Prizren&#8217;den gelme </font></p>
<p align="center"><font face="verda">Prizrenli Hüsnü Bey, çocuklarıyla beraber Türkiye&#8217;nin daha doğrusu İzmir&#8217;in yolunu tutar, kolonyacılık yapar. Daha sonra çocuklar da baba mesleği olan kolonyacılığı devam ettirirler. Muzaffer Bey (Fehmi Koru&#8217;nun babası) de kardeşleriyle beraber bu işle meşgul olur. Diğer taraftan bir başka Prizren&#8217;li, Durak Efendi (Ütin) de, Yugoslavya&#8217;daki hayat şartlarının elverişsiz olması sebebiyle Türkiye&#8217;ye gelir: &#8220;Babam Türkiye&#8217;de doğdu, annem ise orada doğup buraya geliyor. Ama her ikisinin aileleri de Prizrenli.&#8221; Ütin ailesi burada daha iyi şartlarda yeni bir düzen kurarlar kendilerine. Kısmet bu ya, Hüsnü Bey&#8217;in oğlu Muzaffer ile Durak Bey&#8217;in kızı Ganimet Hanım tanışıp evlenirler. Çiftin adını Fehmi koyacakları bir çocukları gelir dünyaya 1950&#8242;de; onu da sonraki yıllarda Vecdi ve Naci takip eder . </font></p>
<p align="center">&nbsp;<font face="verda">Okul çağı geldiğinde ailesi onu Kemal Reis İlkokulu&#8217;na kaydeder önce. Koru iyi bir öğrencidir: &#8220;Birşey olacağım belli idi ama ne olacağımı ilkokulda düşünmemiştim.&#8221; Sonrasında İzmir İmam Hatip Lisesi&#8217;nde devam edecektir tahsil hayatı. Burada Zaman&#8217;ın eski Genel Yayın Yönetmeni Abdullah Aymaz&#8217;la olan beraberliği İzmir Yüksek İslam Enstitüsü&#8217;nde de devam edecektir. Koru, faal bir üniversite dönemi geçirir. Üniversiteyi bitirdiği 1972&#8242;nin sonlarında İstanbul&#8217;a gelen Koru Fatih Gençlik Vakfı&#8217;nın kuruluşunda çalıştıktan sonra sanayi alanıyla iştigal eden özel bir şirkette çalışma hayatını sürdürür. 1975&#8242;te ise, 28 Şubat sürecinin de etkisiyle akreditasyon listelerinden çıkaracakları Fehmi Koru&#8217;ya askerler ocaklarının kapılarını açarlar. </font></p>
<p align="center">&nbsp;<font face="verda">Tuzla Piyade Okulu&#8217;nda askerliğini kısa dönem olarak yapar. Dönüşte yine kitap kokan işler yapmaya devam eder. Akyay-Kaynak Yayınları&#8217;nı arkadaşlarıyla kurarak aralarında Necip Fazıl&#8217;ın kendi sesiyle okuduğu şiirlerinden oluşan bir plağın da bulunduğu eserler yayınlar. 1977-78 yıllarında dil öğrenmek için gideceği İngiltere ise daha sonraki hayatında faydalarını göreceği bir pencere açacaktır Koru&#8217;ya. Dil öğrenmesini ona, Turgut Özal söylemiştir. Koru, Özal&#8217;la, 1977 seçimlerinde siyasete ilk giriş denemesini yapacağı sırada tanışmıştır. Daha sonraları, gazetecilik okumak üzere bir kez daha gideceği İngiltere&#8217;den dönünce, bu sefer Arapça öğrenmek için 7-8 ay kalmak üzere Suriye&#8217;ye gider. Suriye&#8217;deki dönemi ise &#8220;onun İslam dünyası ile ilgili fikriyatının oluşacağı&#8221; dönem olacaktır. İngiltere&#8217;de ve daha sonraki yıllarda gideceği Amerika&#8217;da Batı toplumlarını yakından tanıma imkanı bulur Fehmi Bey. </font></p>
<p align="center"><font face="verda">Amerika&#8217;ya gidişi ise Ege Üniversitesi&#8217;nde kimya doktoru olan eşi Nebahat (Karagülle- Nebahat Hanım başörtüsü yüzünden üniversiteden ilk atılan öğretim üyesidir) Hanım&#8217;a MIT (Massachusetts Institute of Technology)&#8217;den araştırmalar yapmak üzere bir davet gelmesi ile gerçekleşecektir. Eşiyle beraber gideceği Amerika&#8217;da, o da aynı üniversitenin Uluslararası Araştırmalar Merkezi&#8217;nde araştırmacı olarak çalışacaktır. Koru, bir imkansızı başarır burada. Amerika&#8217;nın en önemli üniversitelerinden Harvard&#8217;a, üçyüz kişinin arasından kazanan 4 kişiden biri olarak girer. Sonrasında 1982&#8242;de Türkiye&#8217;ye döndüğünde 9 Eylül Üniversitesi&#8217;ne Arapça okutmanı olarak girecekken, 12 Eylül sürecinin bir yansıması olarak, hakkında hazırlanan rapor yüzünden bu atama gerçekleşmez. Bu dönemde Arabia ve Crescent adlı dergilerde yazmaya başlar. </font></p>
<p align="center">&nbsp;<font face="verda">Fehmi Bey, bu kadar çeşitli yerlerde yazılar yazmıştır; ama bu gün ona sorarsanız yazmak yerine o okumayı tercih edecektir: &#8220;Okumaktan çok hoşlanan bir insanım. Yazmak mı okumak mı deseler ve bana bıraksalar okumayı tercih ederim.&#8221; Milli Gazete&#8217;nin ardından Ekrem Pakdemirli&#8217;nin onu, başında bulunduğu HDTM&#8217;ye basın müşaviri yapması ile gazete ve yazı işinden bir müddet uzak kalır. Buradan, başında Yusuf Özal&#8217;ın bulunduğu DPT&#8217;nin İslam Ülkeleri Ekonomik İşbirliği Bölümü&#8217;ne (İSEB) &#8220;O konular zaten benim konularımdı.&#8221; diye düşündüğü için geçer ve burada çalışmaya başlar. Onu buraya talep eden, bir uçak yolculuğu sırasında tanıdığı, şimdi Viyana büyükelçisi olan Yaşar Yakış&#8217;tır. Yakış, o dönemde İSEB&#8217;in başındaki kişidir. Koru, devlette kısa süren bu vazifesinden 1986 Ağustos&#8217;unda ayrılır. Ayrılmasına vesile olan, o yılın kasım ayında yayın hayatına başlayacak Zaman gazetesidir. Koru, Zaman&#8217;da çok uzun yıllar (13 yıl) kalacaktır: &#8220;Bizim kesim her gazete ve dergide yazdığım için ismimi biliyordu. Ama Türkiye genelinde ismimin duyulması Zaman Gazetesi ile oldu.&#8221; Onu diğer gazetelerden gelen teklif (Akşam) bile Zaman&#8217;dan ayıramaz. 1998&#8242;in Eylül ayında ise ayrılık zamanı geldiğinden olacak, yazıları birden kesiliverir: &#8220;Gazetelerde ben şahsen her zaman özgür bir ortamda çalıştım. Zaman gazetesi de bu yönden en geniş özgürlüğü sağlayan bir gazete idi ben çalışırken.&#8221; Koru, istenmediği hissine kapılınca Zaman macerası sona erer. </font></p>
<p align="center">&nbsp;<font face="verda">1980&#8242;de evlendiği Elektrik Yüksek Mühendisi Süleyman Karagülle&#8217;nin kızı Nebahat Hanım&#8217;la evliliğinden beş çocuğu (sırayla Mehmet Yasin, Zeynep Alemşah, Fatma Şirin, Ahmet Taha, Ömer Faruk) olan Fehmi Koru&#8217;nun, kendisine çevre sağlayan önemli dönüm noktalarından biri de kayınpederinin kurduğu Akevler Kooperatifi&#8217;dir. </font></p>
<p align="center"><font face="verda">Bugünlerde &#8216;One Column Ahead&#8217; (Türkçesi Bir Sütun İleri) adlı bir İngilizce kitabı çıkacak olan Koru, yazdıkları İngilizce kitaplaşan ilk Türk gazetecisi de olacaktır. Unutmadan ekleyeyim; çok iyi bir Türk sanat müziği ve halk müziği repertuvarı olan Koru&#8217;nun sesi de fena değildir. </font></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><font face="verda"><br /></font>&nbsp;</p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/ibiyografi.wordpress.com/78/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/ibiyografi.wordpress.com/78/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ibiyografi.wordpress.com/78/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ibiyografi.wordpress.com/78/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ibiyografi.wordpress.com/78/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ibiyografi.wordpress.com/78/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ibiyografi.wordpress.com/78/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ibiyografi.wordpress.com/78/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ibiyografi.wordpress.com/78/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ibiyografi.wordpress.com/78/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ibiyografi.wordpress.com/78/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ibiyografi.wordpress.com/78/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ibiyografi.wordpress.com&blog=352680&post=78&subd=ibiyografi&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/fehmi-koru/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/imusiki-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">imusiki</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.medyaline.com/resimupload/files/fehmi_koru.JPG" medium="image">
			<media:title type="html">http://www.medyaline.com/resimupload/files/fehmi_koru.JPG</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Bülent Eczacıbaşı</title>
		<link>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/bulent-eczacibasi/</link>
		<comments>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/bulent-eczacibasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Mar 2007 08:50:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>imusiki</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın-Yayın]]></category>

		<category><![CDATA[Sinema-TV]]></category>

		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/bulent-eczacibasi/</guid>
		<description><![CDATA[
&#160;
Bülent Eczacıbaşı 1949&#8217;da İstanbul&#8217;da doğdu. İstanbul Alman Lisesi&#8217;ni bitirdikten sonra yüksek öğrenimini Londra Üniversitesi&#8217;nde sürdüren Eczacıbaşı, ABD&#8217;de Massachusetts Institute of Technology&#8217;den kimya mühendisliği dalında master derecesi aldı. 
Çalışma yaşamına Eczacıbaşı Holding&#8217;de 1974&#8217;de başlayan Bülent Eczacıbaşı, Eczacıbaşı Topluluğu kuruluşlarında çeşitli yönetim görevlerinde bulundu. 1991-93 yıllarında TÜSİAD (Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği) yönetim kurulu başkanlığını, 1997-2001 yıllarında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p align="center"><span class="text-ae"><img alt="http://www.eczacibasi.com.tr/images/channels/beSMALL.jpg" src="http://www.eczacibasi.com.tr/images/channels/beSMALL.jpg" /></span></p>
<p align="center"><span class="text-ae"></span>&nbsp;</p>
<p align="center"><span class="text-ae">Bülent Eczacıbaşı 1949&rsquo;da <b>İstanbul</b>&rsquo;da doğdu. <b>İstanbul Alman Lisesi</b>&rsquo;ni bitirdikten sonra yüksek öğrenimini <b>Londra Üniversitesi</b>&rsquo;nde sürdüren Eczacıbaşı, ABD&rsquo;de <b>Massachusetts Institute of Technology</b>&rsquo;den <b>kimya mühendisliği</b> dalında master derecesi aldı. </p>
<p align="center">Çalışma yaşamına <b>Eczacıbaşı Holding</b>&rsquo;de 1974&rsquo;de başlayan Bülent Eczacıbaşı, Eczacıbaşı Topluluğu kuruluşlarında çeşitli yönetim görevlerinde bulundu. 1991-93 yıllarında <b>TÜSİAD</b> (Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği) yönetim kurulu başkanlığını, 1997-2001 yıllarında <b>Yüksek İstişare Konseyi</b> başkanlığını, 1993-97 yıllarında ise <b>TESEV</b> (Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı) kurucu yönetim kurulu başkanlığını yaptı ve 2003 &lsquo;de TÜSİAD <b>Onursal Başkanı</b> seçildi. Halen Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı olan Bülent Eczacıbaşı, <b>İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası</b> Yönetim Kurulu başkanlığını yürütmektedir.</p>
<p></span></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/ibiyografi.wordpress.com/76/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/ibiyografi.wordpress.com/76/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ibiyografi.wordpress.com/76/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ibiyografi.wordpress.com/76/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ibiyografi.wordpress.com/76/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ibiyografi.wordpress.com/76/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ibiyografi.wordpress.com/76/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ibiyografi.wordpress.com/76/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ibiyografi.wordpress.com/76/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ibiyografi.wordpress.com/76/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ibiyografi.wordpress.com/76/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ibiyografi.wordpress.com/76/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ibiyografi.wordpress.com&blog=352680&post=76&subd=ibiyografi&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/bulent-eczacibasi/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/imusiki-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">imusiki</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.eczacibasi.com.tr/images/channels/beSMALL.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">http://www.eczacibasi.com.tr/images/channels/beSMALL.jpg</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ahmet Nazif Zorlu</title>
		<link>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/ahmet-nazif-zorlu/</link>
		<comments>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/ahmet-nazif-zorlu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Mar 2007 08:42:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>imusiki</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın-Yayın]]></category>

		<category><![CDATA[Sinema-TV]]></category>

		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/ahmet-nazif-zorlu/</guid>
		<description><![CDATA[
&#160;
     Ünlü iş adamı Ahmet Nazif Zorlu, 1946&#8216;da Denizli Babadağ&#8216;da doğdu. 
15 yaşında Trabzon&#8216;a yerleşerek ticaret yaşamına atıldı. Denizli&#8217;de ailesinin ürettiği çarşafları satarak başladığı ticareti, Bursa&#8216;da ağabeyiyle kurduğu tekstil fabrikası izledi. Buradaki ev tekstili ürünleriyle ihracata girdi.
&#160;

Çorlu&#8217;daki fabrikasıyla dünyanın &#8220;Tül perde devi&#8221; oldu. 2004&#8216;te Fransa&#8216;da perde üreten Concord firmasını da bünyesine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p align="center"><img src="http://www.alto.org.tr/images/interview/ahmet-nazif-zorlu.jpg" alt="http://www.alto.org.tr/images/interview/ahmet-nazif-zorlu.jpg" /><img src="http://www.biyografi.info/html-images/ekstra1.gif" height="1" width="3" /></p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center">     <span class="text-ae">Ünlü iş adamı <strong>Ahmet Nazif Zorlu</strong>, <strong>1946</strong>&#8216;da <strong>Denizli</strong> <strong>Babadağ</strong>&#8216;da doğdu. </span></p>
<p align="center"><strong>15</strong> yaşında <strong>Trabzon</strong>&#8216;a yerleşerek ticaret yaşamına atıldı. Denizli&#8217;de ailesinin ürettiği çarşafları satarak başladığı ticareti, <strong>Bursa</strong>&#8216;da ağabeyiyle kurduğu tekstil fabrikası izledi. Buradaki ev tekstili ürünleriyle ihracata girdi.</p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center"><img src="http://www.zorlu.com/INDEXMEDIA/PRESS/zorlu3.jpg" alt="http://www.zorlu.com/INDEXMEDIA/PRESS/zorlu3.jpg" /></p>
<p align="center">Çorlu&#8217;daki fabrikasıyla dünyanın &#8220;<strong>Tül perde devi</strong>&#8221; oldu. <strong>2004</strong>&#8216;te <strong>Fransa</strong>&#8216;da perde üreten Concord firmasını da bünyesine kattı. <strong>1990</strong>&#8216;dan sonra sıkıntıya giren <strong>Vestel</strong>&#8216;i alarak elektronik alanına girdi. <strong>Güney Afrika</strong>,A.B.D.&#8217;de de yatırım yapan Zorlu, <strong>Forbes Dergisi</strong>&#8216;nin 2006 &#8220;<strong>Milyarderler Listesi</strong>&#8220;nde 1 milyar dolarlık servetiyle 620. sırada yer aldı. Ahmet Nazif Zorlu, evli ve 2 çocuk babası.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/ibiyografi.wordpress.com/75/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/ibiyografi.wordpress.com/75/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ibiyografi.wordpress.com/75/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ibiyografi.wordpress.com/75/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ibiyografi.wordpress.com/75/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ibiyografi.wordpress.com/75/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ibiyografi.wordpress.com/75/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ibiyografi.wordpress.com/75/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ibiyografi.wordpress.com/75/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ibiyografi.wordpress.com/75/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ibiyografi.wordpress.com/75/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ibiyografi.wordpress.com/75/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ibiyografi.wordpress.com&blog=352680&post=75&subd=ibiyografi&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/ahmet-nazif-zorlu/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/imusiki-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">imusiki</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.alto.org.tr/images/interview/ahmet-nazif-zorlu.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">http://www.alto.org.tr/images/interview/ahmet-nazif-zorlu.jpg</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.biyografi.info/html-images/ekstra1.gif" medium="image" />

		<media:content url="http://www.zorlu.com/INDEXMEDIA/PRESS/zorlu3.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">http://www.zorlu.com/INDEXMEDIA/PRESS/zorlu3.jpg</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Aydın Doğan</title>
		<link>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/aydin-dogan/</link>
		<comments>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/aydin-dogan/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Mar 2007 08:40:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>imusiki</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın-Yayın]]></category>

		<category><![CDATA[Gazeteciler]]></category>

		<category><![CDATA[Sinema-TV]]></category>

		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/aydin-dogan/</guid>
		<description><![CDATA[
&#160;
1936 yılında Kelkit&#8216;te doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kelkit&#8216;te, lise öğrenimini Erzincan&#8216;da tamamladı. 
1956 ve 1960 yılında İstanbul Yüksek İktisat ve Ticaret Mektebi&#8216;nde okudu. Öncü kişiliği sayesinde öğrencilik yıllarında &#8220;Talebe Cemiyeti&#8221; başkanlığı yaptı. Daha henüz okurken yani, 1958&#8242;de babasından ayrı olarak firma kurdu. Mecidiyeköy Vergi Dairesine kayıt yaptırarak, nakliyecilik, müteahhitlik, otomobil, ticari araç, iş ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p align="center"><span class="text-ae"><b><img alt="http://www.hurriyetkurumsal.com/images/a_dogan_big.jpg" src="http://www.hurriyetkurumsal.com/images/a_dogan_big.jpg" /></b></span></p>
<p align="center"><span class="text-ae"><b></b></span>&nbsp;</p>
<p align="center"><span class="text-ae"><b>1936</b> yılında <b>Kelkit</b>&#8216;te doğdu. İlk ve orta öğrenimini <b>Kelkit</b>&#8216;te, lise öğrenimini <b>Erzincan</b>&#8216;da tamamladı. </p>
<p align="center">1956 ve 1960 yılında <b>İstanbul Yüksek İktisat ve Ticaret Mektebi</b>&#8216;nde okudu. Öncü kişiliği sayesinde öğrencilik yıllarında &#8220;<B>Talebe Cemiyeti</B>&#8221; başkanlığı yaptı. Daha henüz okurken yani, 1958&#8242;de babasından ayrı olarak firma kurdu. Mecidiyeköy Vergi Dairesine kayıt yaptırarak, nakliyecilik, müteahhitlik, otomobil, ticari araç, iş ve inşaat makinaları ile ilgili işler yapmaya başladı. 1961 yılında ilk şahsi şirketini kurdu. 1970 yılına kadar zahirecilik ve ecza depoculuğu gibi işlerle de uğraştı. </p>
<p align="center">1974&#8242;de ilk sanayi şirketini kurdu. Bu yıldan sonra <b>İstanbul Ticaret Odası Meclis ve Yönetim Kurulu Üyeliği</b>, onu takip eden yıllarda da <b>Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği</b> yaptı. </p>
<p align="center">1979 yılında <b>Milliyet Gazetesi</b>&#8216;ni devir alarak yayıncılığa girdi. O yıllarda en yeni yayıncı iken bugün ulusal gazete sahiplerinin en kıdemlisi oldu. 1986 - 1996 yılları arasında <b>Türkiye Gazete Sahipleri Sendikası Başkanlığı</b>&#8216;nı da üstlendi. 1998 yılında Tokyo&#8217;da yapılan Dünya Yayıncılık Birliği (<b>WAN</b>) toplantısında ülkemizden, seçimle ilk kez Yönetim Kurulu Üyeliği&#8217;ne seçildi. 1999 yılında <b>T.C. Devlet Üstün Hizmet madalyası</b> ile ödüllendirildi.1999 yılında <b>Girne Amerikan Üniversitesi</b>&#8216;nden ve 2000 yılında da <b>Ege Üniversitesi</b>&#8216;nden fahri doktora ünvanı aldı. </p>
<p align="center">Doğan, 1977 yılından bu yana <b>İstanbul Ticaret Odası</b> vergi rekortmenleri arasındadır. 1996 yılında <b>Aydın Doğan Vakfı</b>nı kurarak eğitim ve kültüre hizmete başladı. Kendisinin ve aile fertlerinin ismini taşıyan 5 okul yaptırdı. 1958 yılında 3 kişi ile başladığı <b>Doğan Grubunu</b> bu gün 15.000&#8242;i aşkın çalışanıyla muazzam bir grup haline getirdi. Doğan Grubu yayıncılıktan sanayiye, bankacılıktan turizme kadar 50 adet şirketten oluşmaktadır. Aydın Doğan evli, 4 çocuk sahibidir.</p>
<p></span><span class="text3"></p>
<p align="center">
<p>&nbsp;</p>
<div class="text4" align="center">Doğan Grubu</div>
<div class="text3" align="center">1950&#8242;lerde ana işi ticaret olan küçük bir şirketle başlayan Doğan Grubu, hızla gelişerek Türkiye&#8217; nin en büyük ve mali açıdan en güçlü şirketler gruplarından biri haline gelmiştir. Doğan Gurubu bünyesinde bugün iki büyük holding kuruluşu yer almaktadır: </div>
<p class="text3" align="center">Doğan Şirketler Grubu Holding A.Ş. ve Doğan Yayın Holding A.Ş. Sırasıyla % 52.00 ve % 34.29 hisse paylarıyla Adil Bey Holding, kişisel ve kurumsal yatırımcılar Grubun en büyük hissedarlarıdır. </p>
<p class="text3" align="center">Doğan Grubu, ana faaliyet alanları olan enerji dağıtım, finans ve medyanın dışında turizm, sanayi ve ticaret alanlarında da faaliyet göstermekte ve Türkiye&#8217;nin en geniş çaplı holdinglerinden birini oluşturmaktadır. Doğan Holding dışında hisseleri İstanbul Menkul Kıymetler Borsası&#8217;nda (İMKB) işlem gören Grup şirketleri, <b>Doğan Yayın Holding, Dışbank, Ray Sigorta, Milpa, Çelik Halat, Ditaş, Hürriyet, Milliyet, Petrol Ofisi ve Doğan Burda Rizzoli</b> &#8216;dir. </p>
<p class="text3" align="center">Türkiye&#8217;nin en büyük beş holding grubu arasında yer alan Doğan Grubu, müşteri odaklılık, yenilikçi fikirler ve Türk ekonomisinin gelişimine katkı sağlamada kararlılık ilkelerini birleştiren uzun vadeli iş stratejileri uygulamadaki başarısıyla tanınmaktadır. Doğan Grubu, değişim sürecini başarıyla yönetme ve müşterilerine geniş bir faaliyet ağı ile ulaşan yenilikçi hizmetler yaratma geleneklerinin yanı sıra, sağlam yönetim, dürüstlük ve yüksek etik standartlara bağlılık ilkeleri ile çalışmaktadır. Doğan Grubu, iyi kurumsal yönetişim ilkesinin uygulanması ve sergilenmesini önümüzdeki beş yıl için en önemli hedefi olarak belirlemiştir. </p>
<p class="text3" align="center">Doğan Grubu, kurucusu Aydın Doğan önderliğinde, hedef kitlenin yaşam biçimine uygun, zamanında ve yerinde hizmetler sunabilmek; Grup şirketleri ve uluslararası ortaklıklarla yaratılan sinerji aracılığıyla da hissedarlarına artı değer yaratmak için gerekli çalışmalarını sürdürmektedir. </p>
<p class="text3" align="center">Doğan Grubu, global iş anlayışı çerçevesinde, <b>AOL - Time Warner grubundan CNN, the Bertelsmann Group, Burda GmbH, Rizzoli Corriera della Sera ve Egmont Yayıncılık</b> gibi uluslararası şirketlerle ortaklıklar kurulmuştur. </p>
<p class="text3" align="center">Grup, Türkiye&#8217;nin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik sınırlamaların bilinciyle geliştirdiği sosyal sorumluluk projelerini Aydın Doğan Vakfı eliyle uygulamaya koymaktadır, bugüne kadar çeşitli projelere 10 milyon Amerikan dolarını aşan yatırımda bulunmuştur. </p>
<p class="text3" align="center">Doğan Holding&#8217;in toplumsal sorumlukların bir yansıması olan Kelkit yöresinde yürütülmüş organik tarım projesi, Avrupa Komisyonu İşletmeler Genel Müdürlüğü tarafından, &#8220;<B>Avrupa Çapında Kurumsal Sosyal Sorumluluk Bilincini Artırma Kampanyası</B>&#8221; için düzenlenen yarışmada seçilen 10 projeden biri olmuştur. </p>
<p class="text3" align="center">Doğan Grubu&#8217;nun 2003 yılı konsolide geliri 4,5 milyar Amerikan dolarınıı aşmıştır. 2003 yılında Hazine&#8217;ye vergi ve benzeri fon, harç gibi kesintiler yoluyla sağladığı katkı 507.7 milyon Amerikan dolarıdır. 2005 yılı başı itibarı ile 15.000&#8242;in üzerinde kişiye istihdam sağlamaktadır.<br />15.03.2005</p>
<p></span></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/ibiyografi.wordpress.com/74/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/ibiyografi.wordpress.com/74/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ibiyografi.wordpress.com/74/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ibiyografi.wordpress.com/74/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ibiyografi.wordpress.com/74/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ibiyografi.wordpress.com/74/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ibiyografi.wordpress.com/74/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ibiyografi.wordpress.com/74/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ibiyografi.wordpress.com/74/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ibiyografi.wordpress.com/74/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ibiyografi.wordpress.com/74/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ibiyografi.wordpress.com/74/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ibiyografi.wordpress.com&blog=352680&post=74&subd=ibiyografi&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/aydin-dogan/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/imusiki-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">imusiki</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.hurriyetkurumsal.com/images/a_dogan_big.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">http://www.hurriyetkurumsal.com/images/a_dogan_big.jpg</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Adnan Menderes</title>
		<link>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/adnan-menderes/</link>
		<comments>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/adnan-menderes/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Mar 2007 08:33:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>imusiki</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dünya Liderleri]]></category>

		<category><![CDATA[Düşünürler]]></category>

		<category><![CDATA[Gazeteciler]]></category>

		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/adnan-menderes/</guid>
		<description><![CDATA[Adnan Menderes = Türkiye Başbakanı
Doğum &#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; 1899&#160; Aydın, Osmanlı Devleti
Ölüm &#160;&#160; 17 Eylül 1961&#160; / İmralı Adası, Türkiye
Görev süresi &#160;&#160;&#160; 22 Mayıs 1950 &#8211; 27 Mayıs 1960
Önce gelen &#160;&#160;&#160;&#160;&#160; Şemsettin Günaltay
Sonra gelen &#160;&#160;&#160;&#160; Cemal Gürsel
Siyasi Parti &#160;&#160;&#160;&#160;&#160; Cumhuriyet Halk Partisi&#160; / Demokrat Parti
&#160;
(tam adı: Ali ADNAN Ertekin MENDERES, 1899&#8211;1961), 1950&#8211;1960 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti başbakanlığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p class="MsoNormal" style="margin:0;">Adnan Menderes = Türkiye Başbakanı</p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;">Doğum <span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>1899<span>&nbsp; </span>Aydın, Osmanlı Devleti</p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;">Ölüm <span>&nbsp;&nbsp; </span>17 Eylül 1961<span>&nbsp; </span>/ İmralı Adası, Türkiye</p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;">Görev süresi <span>&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>22 Mayıs 1950 &ndash; 27 Mayıs 1960</p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;">Önce gelen <span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Şemsettin Günaltay</p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;">Sonra gelen <span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Cemal Gürsel</p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;">Siyasi Parti <span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>Cumhuriyet Halk Partisi<span>&nbsp; </span>/ Demokrat Parti</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">(tam adı: Ali ADNAN Ertekin MENDERES, 1899&ndash;1961), 1950&ndash;1960 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti başbakanlığı görevinde bulunmuştur.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">1899&#8242;da, Aydınlı zengin bir çiftçinin oğlu olarak doğdu. Büyük babası Hacı Ali Paşa Kırım Tatarlarından olup Eskişehir çevresinden Tire taraflarına göç etmiştir. İbrahim Ethem Bey&rsquo;le, Tevfikan Hanım&#8217;ın oğludur.Kız kardeşi Melike küçük yaşta ölmüştür.İzmir&#8217;in ünlü ailelerinden,Yemişçi başı Berin Hanım&#8217;la evlenmiş, ondan Yüksel,Mutlu,Aydın olmak üzere üç oğlu olmuştur. İlkokuldan sonra, Kızıl çullu Amerikan Koleji&#8217;nden mezun oldu. &#8220;1.Dünya Savaşı&#8217;nda yedek subay eğitimi gördü. Fakat hastalandığı için cepheye gidemedi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi&#8217;nden 1935 yılında mezun oldu. Kurtuluş Savaşı&#8217;nda savaştı İstiklal Madalyası aldı.</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">Aydın&#8217;da, 1930&#8242;da, kısa süreli &#8220;Serbest Cumhuriyet Fırkası&#8221;nın bir kolunu organize etti. Bu partinin kapatılmasından sonra Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ne (CHP) katıldı.(1931) 1945 yılında parti içi muhalefetten dolayı ihraç edildi.</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">7 Haziran 1946&#8242;da, Demokrat Parti&#8217;yi, yani Türkiye&#8217;deki ilk yasal muhalefet partisini kurdu. 1946 seçimlerinde Celal Bayar&#8217;dan sonra partideki ikinci önemli adam haline geldi.</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">14 Mayıs 1950 seçimlerinden sonra DP iktidara geldi, ve Menderes başbakan oldu. İlk çok partili seçim olan 21 Temmuz 1946 tarihindeki seçimlerin aksine, Menderes hükümeti &#8220;açık oy gizli tasnif&#8221; yöntemi ile değil, &#8220;gizli oy açık tasnif&#8221; ile seçilmiştir. 10 yıllık başbakanlık döneminde Türk iç ve dış politikasında büyük değişimler meydana geldi. Tarım makineleştirildi; ulaşım, enerji, eğitim, sağlık, sigorta ve bankacılık ilerledi. Türkiye, ilerleme konseptini öğrendi. Aynı zamanda, bu dönemde Türkiye, Kore Savaşı&#8217;na asker yolladı; böylece NATO&#8217;ya girişin temelleri atılmış oldu.</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">Son Menderes hükümeti(23. hükümet) Kıbrıs konusunda imzaladıkları ortaklık anlaşmasına garantörlük maddesini yerleştirerek Türk ordusunun 1974 yılında iki aşamada gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekatı&#8217;nın hukuki zeminini hazırlamış , önemli ve yaşamsal bir uluslararası başarıya imza atmıştır.Türkiye, 1959 yılında hazırlanan ve 1960&rsquo;da Kıbrıs Cumhuriyeti&rsquo;nin kuruluşuyla uluslararası geçerlilik kazanan Garanti Anlaşması&rsquo;ndan doğan haklarını kullanarak sözkonusu müdahaleyi gerçekleştirmiştir.Türkiye, Yunanistan ve İngiltere&rsquo;ye garantörlük sıfatını veren ve Kıbrıs&#8217;ın bağımsızlığını tanıyan Garanti Anlaşması&rsquo;nın(Londra Anlaşması,1959) 2. Maddesi şöyledir: &ldquo;Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Krallık, Kıbrıs Cumhuriyeti&rsquo;nin bu anlaşmanın birinci maddesinde gösterilen yükümlülüklerini göz önüne alarak, Kıbrıs Cumhuriyeti&rsquo;nin bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü, güvenliğini ve aynı zamanda Anayasa&rsquo;nın temel maddeleriyle kurulan düzenini tanırlar ve garanti ederler&rdquo;</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">Yukarıdaki madde ile Garantörlük görevini üstlenen ülkelerin ise adada düzenin bozulması halinde adaya ortak veya tek başlarına müdahale edecebilecekleri 4. Maddenin son paragrafında belirtilmektedir. Sözkonusu madde şöyledir: &ldquo;Ortak veya anlaşarak hareket olası olmadığı takdirde garanti veren her üç devletten herbiri, bu anlaşma ile kurulan düzeni tekrar kurmak amacı ile harekete geçmek hakkını saklı tutar.&rdquo;[Derleyen : Fatma Demirel , www.abhaber.com] Başbakan Adnan Menderes antlaşmayı , düşen uçağından sağ kurtulması sonucu bakım ve tedavi için kaldırıldığı klinikte , Londra&#8217;da imzaladı. Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum cemaatleri de anlaşmayı imzaladılar</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">&nbsp;</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center"><TR><TD width="100%" valign="bottom" align="center"><IMG height="442" src="http://www.atin.org/images/zamanhatti/1959/adnan_menderes_kaza.jpg" width="385"></TD> </TR><TR><TD width="100%" valign="top" align="center"></P><br />
<P style="margin-top:0;margin-bottom:0;"><SPAN style="font-size:10pt;font-family:verdana;"></SPAN>&nbsp;</P><br />
<P style="margin-top:0;margin-bottom:0;" align="center"><SPAN style="font-size:10pt;font-family:verdana;">Londra Anlaşması için Başabakan Adnan Menderes ve </SPAN></P><br />
<P style="margin-top:0;margin-bottom:0;" align="center"><SPAN style="font-size:10pt;font-family:verdana;">refakatındakileri götüren THY&#8217;nın </SPAN>&#8220;Sev&#8221; uçağı </P><br />
<P style="margin-top:0;margin-bottom:0;" align="center">Londra Gatick havaalanı civarında düştü. </P><br />
<P style="margin-top:0;margin-bottom:0;" align="center">5 mürettebat ve 9 yolcu öldü. Kazada, Başbakan </P><br />
<P style="margin-top:0;margin-bottom:0;" align="center">Adnan Menderes hafif yaralarla kurtuldu - 1959</P></TD></TR><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">&nbsp;</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">&nbsp;</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">&nbsp;</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">Menderes, geleneksel aile yaşam tarzına daha toleranslıydı ve laiklik konusuna Atatürk ve partisinden daha &#8220;olumsuz&#8221; bakıyordu. İnönü döneminden o güne kadar Türkçe okunması mecburi olan ezanın istenilen dilde okunabilmesini serbest bıraktı, ancak bundan sonra ezan hep arapça okundu. Batı yanlısı olmakla beraber önceki başbakanlara göre Müslüman ülkelerle de yakın ilişkiler kuruyordu. Menderes, daha liberalve dışa bağlı bir ekonomi görüşüne sahipti; yani daha fazla özel girişime izin verdi. Ekonomik girişimleri toplumun fakir kesimini (kısa vadede) mutlu etti, ama ülkede aşırı ithalata sebep oldu. Menderes, en çok eleştiriyi, dışa bağımlılık politikaları yüzünden almıştır. Atatürk zamanında milli servet namına kurulan uçak motoru, traktör ve basma fabrikaları Menderes döneminde uygulanan yanlış politikalar yüzünden kapatılmıştır.</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">Menderes, toplumun entellektüel kesimi ve (Atatürk devrimlerinin tehlikede olduğunu düşünmekte olan) askeri kesim arasında popülerliğini giderek yitirmeye başladı. Bu gelişmeler politik yaşamının sonunu hazırlayan faktörler oldu. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal Gürsel kendi kişisel vatanperver perspektiflerini bir gece once sohbet ettiği Milli Savunma Bakanı&rsquo;na ve dolayısıyla hükümete sunduğu icin erken emekliye sevkedilerek zorunlu izne gönderildi. Bu mektubunda, Adnan Menderes&rsquo;e olan saygı ve desteğini açık bir şekilde &lsquo;Cumhurbaşkanlığına Sayın Adnan Menderes getirilmelidir. Bu muhterem zatı her şeye rağmen milletin çoğunluğunun sevmekte olduğuna kanim. Bu sevgiden istifade edilerek kırılanların gönülleri alınmalı ve millete yeniden güven telkin edilmelidir&rsquo; görüşleriyle ifade eden &#8220;Cemal Ağa&#8221;, Silahli Kuvvetlerin tüm kademelerine iletilen ve ordunun mutlaka siyasetten uzak kalmasini tavsiye eden ikinci bir veda mektubuna ragmen, 27 Mayıs 1960 gününde gerçekleştirilen, Gursel ile alakasi olmayan ve kendisinin ne planlayip nede katildigi, albay ve daha alt rutbelilerin yuruttugu askeri müdahalenin daveti üzerine kurdugu Milli Birlik Komitesi&#8217;nin Başkanlik görevini üstlendi ve devrim lideri olarak tanıtılarak kabul edildi. DP üyeleri çeşitli suçlardan, askeri harekatin idarecilerinin istegi uzerine, Yassıada&#8217;da yargılandılar. </P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">&nbsp;</P><FONT face="Verdana"><B><br />
<P align="justify"></P><br />
<P align="center"><IMG style="width:492px;height:462px;" height="695" src="http://www.byegm.gov.tr/yayinlarimiz/kitaplar/fmd/images/0117.jpg" width="730" border="0"></P><FONT face="Verdana" size="2"></FONT></B><FONT face="Verdana" size="2"><br />
<P align="center">Prime Minister Adnan Menderes with people</P></FONT></FONT><br />
<P align="center"><FONT face="Verdana"></FONT><IMG style="width:487px;height:436px;" height="730" src="http://www.byegm.gov.tr/yayinlarimiz/kitaplar/fmd/images/0124.jpg" width="725" border="0"></P><FONT face="Verdana" size="2"><br />
<P align="center">Prime Minister Adnan Menderes at the airpor</P></FONT><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">&nbsp;</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">&nbsp;</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">&nbsp;</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">&nbsp;</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">&nbsp;</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">&nbsp;</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">&nbsp;</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">Menderes&#8217;e isnad edilen suçlar arasında Üniversite yönetimine ve öğrencilerine fazla baskıcı politika uygulaması gibi konular vardı. Sonu baştan belli dava nihayetinde Anayasa&#8217;yı ihlal suçundan(146/1) Celal Bayar, Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu idama mahkum edildiler. Celal Bayar&#8217;ın cezası yaş haddi nedeniyle müebbed hapse çevrildi. Devlet Baskani Cemal Gursel ve Ismet Inonu&rsquo;nun, diger dunya liderleri ile birlikte Menderes ve diger kabine uyelerinin idam cezalarinin affi dilekleri, albaylar ve alt düzeyli subaylardan kurulu komite tarafindan reddedildi. Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16 Eylül 1961, Adnan Menderes ise 17 Eylül 1961&#8242;de İmralı Adası&#8217;nda idam edildi. 7 Kasim 1964&rsquo;de, Celal Bayar&rsquo;in hapis cezasi Cumhurbaskani Cemal Gürsel&rsquo;in affi ile kaldirildi. Adnan Menderes&#8217;in mezarı ölümünden 29 sene sonra İmralı&#8217;dan alınarak İstanbul&#8217;daki bir anıtmezara taşındı (17 Eylül 1990).</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">-Kore&#8217;ye asker gönderdi ve batı dünyasının yanında yer aldı.Bu davranışı NATO&#8217;ya girmemize zemin hazırladı ve SSCB karşısında bir güç elde ettik.</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">-Nato&rsquo;ya üye oldu.</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">-1958&rsquo;de Amerika&rsquo;ya Türkiye&rsquo;de askeri üs kurma izni verdi.</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">&nbsp;</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">&nbsp;</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">&nbsp;</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">Daha sonraları, Aydın&#8217;da bir üniversiteye (Adnan Menderes Üniversitesi) ve İzmir&#8217;de uluslararası bir hava limanına (Adnan Menderes Hava Limanı) onun adı verilmiştir.</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">&nbsp;</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center"><IMG alt='"http://www.medyaline.com/resimupload/files/menderesidam.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.' src="http://www.medyaline.com/resimupload/files/menderesidam.jpg"></P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">&nbsp;</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">Adnan Menderes ile ilgili özlü sözler bulunur.</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">Son Mektubu == Adnan Menderes&rsquo;in idam edilmeden önce yazdığı son mektubu; Sizlere dargın değilim. Sizin ve diğer zevatın iplerinin hangi efendiler tarafından idare edildiğini biliyorum. Onlara da dargın değilim. Kellemi onlara götürdüğünüzde deyiniz ki, Adnan Menderes hürriyet uğruna koyduğu başını 17 sene evvel almadığınız için sizlere müteşekkirdir. İdam edilmek için ortada hiçbir sebep yok. Ölüme kadar metanetle gittiğimi, silahların gölgesinde yaşayan kahraman efendilerinize acaba söyleyebilecek misiniz? Şunu da söyleyeyim ki, milletçe kazanılacak hürriyet mücadelesinde sizi ve efendinizi yine de 1950&rsquo;de olduğu gibi kurtarabilirdim. Dirimden korkmayacaktınız. Ama şimdi milletle el ele vererek Adnan Menderes&rsquo;in ölüsü ebediyete kadar sizi takip edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir. Ama buna rağmen duam [bu kelimenin üzeri çizilip merhametim yapılmıştır] sizlerle beraberdir</P><br />
<P class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center">&nbsp;</P></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/ibiyografi.wordpress.com/73/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/ibiyografi.wordpress.com/73/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ibiyografi.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ibiyografi.wordpress.com/73/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ibiyografi.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ibiyografi.wordpress.com/73/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ibiyografi.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ibiyografi.wordpress.com/73/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ibiyografi.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ibiyografi.wordpress.com/73/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ibiyografi.wordpress.com/73/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ibiyografi.wordpress.com/73/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ibiyografi.wordpress.com&blog=352680&post=73&subd=ibiyografi&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/adnan-menderes/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/imusiki-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">imusiki</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Abdi İpekçi ( 1929)- (01.02.1979)</title>
		<link>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/abdi-ipekci-1929-01021979/</link>
		<comments>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/abdi-ipekci-1929-01021979/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Mar 2007 08:24:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>imusiki</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın-Yayın]]></category>

		<category><![CDATA[Düşünürler]]></category>

		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>

		<category><![CDATA[Gazeteciler]]></category>

		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/abdi-ipekci-1929-01021979/</guid>
		<description><![CDATA[
&#160;
929 senesinde İstanbulda doğdu. İlköğrenimini gördükten sonra Galatasaray Lisesini bitirdi. Sonra bir müddet Hukuk Fakültesine devam etti. Yeni Sabah, Yeni İstanbul ve İstanbul Ekspres gibi çeşitli gazetelerde spor muhabiri, sayfa sekreteri ve yazı işleri müdürü olarak çalıştı. Ali Naci Karacan&#8217;ın çıkardığı Milliyet Gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. Bir müddet sonra da genel yayın müdürü oldu. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><span style="font-weight:900;"><span style="font-weight:800;"><font face="arial" color="#000000" size="2"><img alt="http://frazer.rice.edu/~erkan/blog/archives/abdiipekci.jpg" src="http://frazer.rice.edu/%7Eerkan/blog/archives/abdiipekci.jpg" /></font></span></span></p>
<p><span style="font-weight:900;"><span style="font-weight:800;"><font face="arial" color="#000000" size="2"></font></span></span>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight:900;"><span style="font-weight:800;"><font face="arial" color="#000000" size="2">929 senesinde İstanbulda doğdu. İlköğrenimini gördükten sonra Galatasaray Lisesini bitirdi. Sonra bir müddet Hukuk Fakültesine devam etti. Yeni Sabah, Yeni İstanbul ve İstanbul Ekspres gibi çeşitli gazetelerde spor muhabiri, sayfa sekreteri ve yazı işleri müdürü olarak çalıştı. Ali Naci Karacan&#8217;ın çıkardığı Milliyet Gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. Bir müddet sonra da genel yayın müdürü oldu. 1961 senesinden 1 Şubat 1979 tarihine kadar aynı gazetenin başyazarlığını da yürüten Abdi İpekçi, Türkiye Gazeteciler Sendikesi, Türkiye Basın Enstitüsü Başkanlığı, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti ve Uluslararası Basın Enstitüsünün ikinci başkanlığı, Basın Şeref Divanı genel sekreterliği gibi vazifelerde bulundu. 1 Şubat 1979 gecesi İstanbuldaki evinin yakınlarında kimliği meçhul kişi ya da kişiler tarafından öldürüldü. <br /></font></span></span></p>
<p><span style="font-weight:900;"><span style="font-weight:800;"><font face="arial" color="#000000" size="2"><img style="width:438px;height:296px;" height="347" alt="http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/yuzyil/images/1970-1979/Image202001.jpg" src="http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/yuzyil/images/1970-1979/Image202001.jpg" width="504" /></p>
<p></font></span></span></p>
<p><span style="font-weight:900;"><span style="font-weight:800;"><font face="arial" color="#000000" size="2"></font></span></span>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight:900;"><span style="font-weight:800;"><font face="Arial"></font></span></span>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight:900;"><span style="font-weight:800;"><font face="arial" color="#000000" size="2">&nbsp;</p>
<p>ESERLERİ<br />Abdi İpekçinin Afrika, İhtilalin İçyüzü, Dünyanın Dört Bucağından gibi eserleri vardır.</font></span></span></p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/ibiyografi.wordpress.com/72/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/ibiyografi.wordpress.com/72/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/ibiyografi.wordpress.com/72/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/ibiyografi.wordpress.com/72/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/ibiyografi.wordpress.com/72/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/ibiyografi.wordpress.com/72/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/ibiyografi.wordpress.com/72/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/ibiyografi.wordpress.com/72/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/ibiyografi.wordpress.com/72/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/ibiyografi.wordpress.com/72/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/ibiyografi.wordpress.com/72/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/ibiyografi.wordpress.com/72/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=ibiyografi.wordpress.com&blog=352680&post=72&subd=ibiyografi&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ibiyografi.wordpress.com/2007/03/31/abdi-ipekci-1929-01021979/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/imusiki-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">imusiki</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://frazer.rice.edu/%7Eerkan/blog/archives/abdiipekci.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">http://frazer.rice.edu/~erkan/blog/archives/abdiipekci.jpg</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/yuzyil/images/1970-1979/Image202001.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/yuzyil/images/1970-1979/Image202001.jpg</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>