Sadri Alışık (1925-1975) Pazartesi, Apr 2 2007 

http://img.mynet.com/ha/sadri_alisik.jpg

YeÅŸilçam’ın en eski ve tutarlı karakter oyuncularından biridir Sadri Alışık.Yıllar süren hayat savaşı sırasında,övülerek göklere çıkartılmış,en yakın bildiÄŸi dostları tarafından terkedilmiÅŸ,mutluluÄŸun sevincini,aldanmanın üzüntüsünü yaÅŸamıştır.Hassas ve içe dönük olan yapısı zaman zaman çok incinmiÅŸtir ama her ÅŸeye raÄŸmen,oyunculuÄŸunu,kiÅŸiliÄŸini herkese kabul ettirmiÅŸ ve Türk Halkı tarafından çok sevilmiÅŸtir. 5 Nisan 1925 yılında PaÅŸabahçe’de bahçesinde meyve aÄŸaçları bulunan üç katlı ahÅŸap bir evde dünyaya geldi Mehmet Sadrettin Alışık…

Tüm aile büyüklerinin ve kardeÅŸi Nevin’in onu Sadri diye çağırmaları nedeni ile,hayatının geri kalan kısmını da hep Sadri Alışık olarak geçirdi…Zeki ve bir o kadar da yaramaz bir çocuk olan Sadri Alışık otoriter bir baba ve gene otoriter bir anne ile büyüdü…İçinde ki oyuna hasret duygusunun ileride oyuncu olmasına neden olacağını ne o dönemlerin küçük Sadri’si ne de ailesi bilemezlerdi elbet.

Namaza duran aile büyüklerini,secdeye varamasınlar diye bellerinde ki kuÅŸaktan kapının koluna baÄŸladığını,bahçedeki civcivleri oltayla balkondan yukarı çektiÄŸini,kedilerin ayaklarının altına yapıştırdığı ceviz kabuklarını ve yaptığı tüm bu yaramazlıkları ileride gülerek anımsayacaktır Sadri Alışık…

Çocukluk yıllarında NaÅŸit Özcan Tiyatrosu’nu seyrettikten sonra baÅŸlayan tiyatro aÅŸkı,okul piyeslerinde,CaÄŸaloÄŸlu Halk Evi’nde ve ÅŸimdiki adı Sadri Alışık Tiyatrosu olan Küçük Sahne’de devam etmiÅŸtir..Annesi Saffet Hanım ve Babası Rafet Kaptan’ın oyuncu olmasına karşı olmalarına raÄŸmen,içinde ki bu oyunculuk aÅŸkının sönmesine hiç izin vermemiÅŸtir…Ailesi de iÅŸin ciddiyetini anlamış ve oÄŸullarına destek olmaya baÅŸlamışlardır…Baba Rafet Kaptan’ın ” Sana bir nasihatım,aynı zamanda da vasiyetim olsun.Artık yeni bir hayata atılıyorsun.Bundan sonra ki yaÅŸamında,iÅŸini elinle deÄŸil,canınla yap!” sözünü hayatının geri kalanında hiç ama hiç aklından çıkartmamış ve bunu oyunculuk yaÅŸamında hep amaç edinmiÅŸtir…

İlk filmi ”Günahsızlar”ı 1946 yılında çeviren Sadri Alışık şöhret basamaklarını hızla çıkmaya baÅŸlamış ve canı kadar sevdiÄŸi tiyatrodan YeÅŸilçam’a adımını atmıştır… 1959 yılında çevrilen ” Yalnızlar Rıhtımı” adlı filmde 38 yıllık hayat arkadaşı Çolpan İlhan’a aşık olmuÅŸ ve aynı sene evlenmiÅŸlerdir… Küçük Sahne’deki tiyatro yıllarında çok yakın arkadaşı olan Çolpan İlhan hayatının en büyük aÅŸkı olmuÅŸtur…Bu mutlu yuvaya çok zaman geçmeden bir kiÅŸi daha eklenir ve Alışık ailesinin oÄŸulları Kerem Alışık dünyaya gelir…

Kerem Alışık ile iliÅŸkisi çok farklı olmuÅŸtur baba Sadri Alışık’ın…Kendi deyimiyle ondan kaynaklanan bir hatadır bu…Kendi babasının yaptığı gibi,o da oÄŸlu Kerem’i hep uyurken sevmiÅŸtir… EvliliÄŸin ve çocuÄŸun verdiÄŸi sorumlulukla iÅŸine dört elle sarılmıştır ve ardı arkası kesilmeyen filmler çevirmiÅŸtir Sadri Alışık…

Nejat Saydam idaresinde çevrilen ve baÅŸrollerini Ayhan Işık ve Belgin Doruk ile paylaÅŸtığı ”Küçük Hanımefendi” serisi ile seyircinin dikkatini çekmiÅŸ ve sevgisini kazanmıştır…Ancak hiç şüphesiz ”Turist Ömer” tiplemesi Sadri Alışık’ın oyunculuk kariyerinin en önemli adımı olmuÅŸ ve sanat yaÅŸamında yepyeni kapılar açmıştır… Turist Ömer karakterinin doÄŸuÅŸu Sadri Alışık’ın asker arkadaşı Ahmet Güzelce’nin verdiÄŸi eÄŸri selamdan esinlenerek yaratılmış ve rejisör Hulki Saner tarafından da ortaya çıkartılmıştır… 1951 yılında baÅŸlayan ve Ayhan Işık’ın vefatına kadar devam eden Sadri-Ayhan dostluÄŸu beraber çevrilen filmlerle de pekiÅŸir…

Ayhan Işık’ın baÅŸrolünü oynadığı ”Helal Olsun Ali AÄŸbi” filmi Turist Ömer serisinin baÅŸlangıcıdır…Bu filmde Ayhan Işık’ın Turist Ömer adlı bir arkadaşı vardır ve bu rol Sadri Alışık’a ısmarlama elbise gibi uymuÅŸtur.. Ona gezmeyi çok sevdiÄŸi için arkadaÅŸları Turist adını takmışlardır… ”Turist” traÅŸ olmaz,gri pantolon,ekose gömlek,delik fötr ÅŸapka ve ökçesi basık pabuç giyen bir adamdır… Espri yapar,karşısına çıkanları,sözle,nükteyle ”harcar”….Ama ”Turist” iyilik sever,yaÅŸadığı andan ilerisini düşünmez,çalışmaz,iÅŸsizdir,içkiye düşkündür fakat kadın problemi yoktur..Karnı acıkınca doyurmak aklına gelir..Beceriksizdir,bu yüzden de sevimli ve cana yakındır… “Helal Olsun Ali AÄŸbi” filmini seyreden seyirciler sinemadan çıkarken ”Helal Olsun Sadri’ye bu filmde Ayhan’ı yedi,toz etti” yorumunu bile getirmiÅŸlerdir…Böylece Ayhan Işık’ın fiyatı o günün parası ile 60.000′den aÅŸağı düşerken Sadri Alışık’ın fiyatı 5.000′den 10.000′e çıkmıştır… Hulki Saner bu filmden sonra ”AyÅŸecik Çıtı Pıtı Kız” ve ”AyÅŸecik Cimcime Hanım” filmlerine de aynı tipi koymuÅŸtur…Dolayısıyla Erman-Saner firmasının en fazla iÅŸ yapan filmleri de 1963′te ” Sadri’li Filmler” olmuÅŸ,1964′te ”Turist Ömer” adlı film ortaya çıkmıştır..Bu film Sadri Alışık’a yeni ufuklar açmıştır…

Turist Ömer’den sonra en çok konuÅŸulan ve seyircinin en çok sevdiÄŸi karakterlerden biri de ”Ofsayt Osman”olmuÅŸtur.. Osman Seden’in rejisörlüğünü yaptığı ”Åžaka ile Karışık” filminde ortaya çıkan bu tip çok tutulmuÅŸ ve Sadri Alışık’ın en çok iÅŸ yapan filmlerinden biri de ” Åžaka ile Karışık” olmuÅŸtur…”Ofsayt Osman” hayatta hiç gol atamamış,hep ofsayt pozisyonunda kalmış bir adamdır…Beceriksiz fakat çok ama çok iyi kalplidir..Çizgili beyaz gömlek,kahverengi yelek,kışın da ceket giyer..”Turist Ömer”den farkı,birçok ÅŸey yapmak ister ama kaderi ve talihi bırakmaz..Åžansı yoktur.Nihayet son serüveninde bir gol atar,yani bir kızın hayatını kurtarır ve mutlu olur.. ”Ofsayd Osman” tipi yerli film seyircisinin çok sevdiÄŸi fakir adam tipidir.. Fakir,haksever,fedakar ve sevmesini bilen adam…Sadece bunlar yüzünden deÄŸil Sadri Alışık’ın oyunculuk yönünden sergilediÄŸi baÅŸarı dolayısıyla da halkın hafızasına yerleÅŸmiÅŸtir… Filmlerin ardı arkası kesilmez..Sadri Alışık herkesin çok sevdiÄŸi bir star olmuÅŸtur…

1966 yılında çevrilen ve Atıf Yılmaz’ın yönettiÄŸi ”Ah Güzel İstanbul” filmi de Sadri Alışık’ın en önemli filmlerinden biridir.. İçki yüzünden herÅŸeyini yitirmiÅŸ eski bir İstanbul efendisi ile artist olmak için evini,köydeki sevgilisini terk edip fuhuÅŸa sürüklenen AyÅŸe’nin hikayesini anlatan bu film SANREMO ”Bodrig Hera” GÜLDÜRÜ FİLMLERİ ÅžENLİĞİNDE,GÜMÜŞ AÄžAÇ PLAKASI ÖZEL ÖDÜLÜ’nü almıştır…

Jön ve kötü adam tiplemelerinden sonra komedi ve dram filmlerinde oynayan Sadri Alışık dört dörtlük bir sanatçı olmuÅŸtur…
Avare filminden sonra sesinin güzelliÄŸi keÅŸfedilen sanatçı,45′lik plaklar doldurmuÅŸtur,seyircinin ısrarı ve gazino patronları tarafında Sadri Alışık show dünyasına da adım atmıştır…Turist Ömer tipini sahnede de ÅŸarkı söyleyerek ve espri yaparak devam ettirmiÅŸ ve halkın ilgi odağı olmuÅŸtur…bunun yanı sıra ağırlıklı olarak İstanbul için yazdığı ÅŸiirlerinin toplandığı bir kitabı da vardır…Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümünde de okuyan Sadri Alışık çok güzel yaÄŸlı boya ve kara kalem tablolara da imza atmıştır…
Ayhan Işık ile olan dostluÄŸu,aile yaÅŸantısı ve kiÅŸiliÄŸi ile herzaman Türk Halkına örnek olmuÅŸ gerçek bir sanatçıdır Sadri Alışık… Sanat yaÅŸamı boyunca aile yaÅŸantısından ve karakterinden asla taviz vermemiÅŸ bir çınardır…
Türk Sineması’nda bir ekol,bir fenomendir…
Hayatta ki en sevdiÄŸi dostlarından biri olan içki,bir gün ona ihanet edecek ve ölüm döşeÄŸine getirecektir…O dönemin CumhurbaÅŸkanı olan merhum Turgut Özal’ın yardımıyla Amerika’ya giden ve ”Mucize Eller” lakaplı Münci KalayoÄŸlu tarafından ameliyat edilen altmış beÅŸ yaşındaki Sadri Alışık Chicagolu otuz yaşında ki bir gencin karaciÄŸerini taşır…
1994 yılında son filmi olan Yavuz Özkan’ın yönettiÄŸi Yengeç Sepet’i filminde oynar ve Altın Portakal En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alır…

1995 yılının 18 Mart’ında yetmiÅŸ yaşında iken,ailesine,sevenlerine,canı kadar sevdiÄŸi İstanbul’una ve sinemasına veda eder.

Göksel Baktagir Pazar, Aug 13 2006 

    1966 yılında Kırklarelinde doÄŸdu.MüziÄŸe sekiz yaşında,babası Muzaffer Baktagir’in gözetiminde baÅŸladı.1983 yılında girdiÄŸi İ.T.Ü. Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’ndan 1988′de mezun oldu.Bu okulda bir yıl sonra lisansüstü eÄŸitimine baÅŸladı.
    Aynı yıl,Tanburi Necdet YaÅŸar’ın genel sanat yönetmenliÄŸindeki Kültür Bakanlığı İstanbul Devlet Türk MüziÄŸi TopluluÄŸu’nda kanun sanatçısı olarak çalışmaya baÅŸladı.Bu tarihlerde dahil olduÄŸu “Necdet YaÅŸar Ensemble”ile İngiltere, Fransa, Danimarka,
    Belçika, Hollanda, Almanya, Kanada ve ABD’nin çeÅŸitli eyaletlerinde konserler verdi. (more…)

Recep Demirkaynak Pazar, Aug 13 2006 

    28 Åžubat’ın stand-up’ı

    ‘AÄŸlanacak halimize gülmeyi’ yaÅŸam biçimi haline getirdiÄŸimizden olsa gerek başımıza gelen bütün trajikomik olaylarda gülünecek bir taraf buluruz. Eee, ne de olsa Nasreddin Hoca’nın torunlarıyız. Ama insanları güldürmek yine de o kadar kolay deÄŸil. Hele hele zekâ ürünü, edepli ve seviyeli bir mizah anlayışıyla insanlara tebessüm ettirmek daha da zor. İşte bu zor iÅŸten yüzünün akıyla çıkan kendi tabiriyle ‘güldürükçü’ modern tanımlamayla stand-up’çı Recep Demirkaynak’la ‘YoÄŸun Bakım’ı ve mizah anlayışını konuÅŸtuk.

    ‘YoÄŸun Bakım’ macerası nasıl baÅŸladı?

    1997 yılında radyolarla tanıştım. Tesadüfi bir tanışma oldu. Burç FM’de Ergün EkÅŸi ile birlikte program yaptık. Burç FM’den sonra Üsküdar FM’de program yapmaya niyetlendik. Orada 1998′in sonuna kadar YoÄŸun Bakım adı altında bir program yaptık. Radyo programıma ÅŸu an MarmaRa FM’de devam ediyorum

    Stand up gösteriniz de aynı adı taşıyor neden ‘YoÄŸun Bakım’ ?

    Bu programdan evvel bir programımız vardı bizim Bekir Bilgili ile yaptığımız. Kapsama Alanıydı ismiydi programın. Bekir Bilgili’nin öğrencilik durumu yüzünden ayrıldık. Benim programı yalnız yapmam gerekti. Yeni bir program olacaktı bir isim aradık. O aralarda da 28 Åžubat çok gündemdeydi. Memleket her gün bir krizden çıkıp ötekine giriyordu. Biz de memleket yoÄŸun bakımda kriz geçiriyor, bu isim de hoÅŸ geldi, 28 Åžubat’ın armaÄŸanı olarak YoÄŸun Bakım adı bizde kaldı. 98 sonuna kadar YoÄŸun Bakım devam etti. 98′in sonunda Üsküdar FM’den ayrılmak durumunda kaldım. Daha sonra bu stand up gösteriyi yazdık hazırladık, sahnede oynanacak hale getirdik arkadaÅŸların da teÅŸvikiyle.
    (more…)

Next Page »